Oğuz han Büyüktanır

İnsanlar büyük acılar veya büyük haksızlıklar yaşıyor ama direniyor, hayata tutunuyorlar. Aslında hayatı sevmek, onu bütün iniş çıkışlarıyla kabullenmektir.
Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ölüm her şeyi bitirir bir gün Biraz da sevgi biriktirin Ölüm her şeyi bitirir bir gün Kalbinizden katılığı silin Ölüm her şeyi bitirir bir gün O gül çocukları sevin güldürün. Yaşamak sevgilerden alır gücünü Eğilin biraz da sevgilere eğilin Silin bencilliğin kara kirini Kalbinizin aynasından O çok derinlerde yitik Temiz yüzünüzü görün Bir kez olsun, şöyle bir kez Yunun bengi sularında Işıl ışıl sevgilerin Birazcık da duyguların Uçarı sesine uyun. Ölüm her şeyi bitirir bir gün Kimseleri, kimseleri incitmeyin. Ölüm her şeyi bitirir bir gün Ömrünüz size bir kısa oyun Ölüm her şeyi bitirir bir gün Ardınızda güzel anılar koyun. Sevgiden başka her şeyi Her şeyi bitirir bir gün Biraz da ölümü düşünün…
Şiir
Arifler şöyle niyaz edermiş; “Allah’ım dilime kırmamanın, gönlüme kırılmamanın ilmini lütfeyle”... Bu dünyadan bir kelebek naifliğinde geçmek istiyorum. 🦋
İnsan
Tolstoy’un "İnsan Ne ile Yaşar" adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir. Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir. Pahom’a “Sabah güneşin doğuşundan batışına kadar katettiğin bütün yerler senin fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım.” der. “Yoksa bütün hakkını kaybedersin.” Pahom güneşin doğuşuyla beraber başlar yürümeye. Tarlalar, bağlar, bahçeler geçer. Tam geri dönecekken gördüğü sulak bir araziyi es geçemez. Şu bağ, bu bahçe derken bakar ki güneşin batmasına az kalmış. Koşar, koşar, ama kesilir takâti. Halsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom’un burnundan kanlar damlamaya başlar. Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, bir an yığılır yere ve bir daha kalkamaz… Reis olanları izlemektedir. Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vuku bulmuştur. Adamlarına bir mezar kazdırır. Pahom’u bu mezara gömerler. Reis Pahom’un mezarının başında durur şöyle der: “Bir insana işte bu kadar toprak yeter!” Mütemadiyen biriktirmek istiyoruz. Yiyemeyeceğimiz kadar erzak, giyemeyeceğimiz kadar kıyafet, kullanamayacağımız kadar eşya, oturamayacağımız kadar ev… Gözlerimiz midelerimizden, arzularımız ihtiyaçlarımızdan daha büyük… Ve insan yaşlandıkça besler, gençleştirir arzularını. Biriktirdikçe hayata olan bağlarını artırır. Öyle bağlanır ki hayata, bir gün bu diyardan göçüp gideceği fikri zamanla yitip gider aklından… Tüketmeye de çok meraklıdır insan. Biriktirdiği paranın, eşyanın, malın-mülkün yanında zaman tüketir, söz tüketir… Benlik biriktirirken, benliğini tüketir… Sofraya
İnsan
İnsan aç kalmaya görsün, inançlarını bile yer. Albert Camus
İnsan