Cornelius Castoriadis'in deyişiyle, içinde yaşadığımız toplumda yanlış olan, toplumun kendini sorgulamayı bırakmış olmasıdır. Bu, artık kendine bir alternatif görmeyen ve bu nedenle açık ve zımni varsayımlarının geçerliliğini inceleme, kanıtlama, doğrulama (sınama şöyle dursun) görevinden affedildiğini hisseden bir toplum türüdür. Bu toplum aslında ne eleştirel düşünceyi baskı altına aldı, ne de üyelerinin eleştirel düşünceyi dile getirmekten korkmalarını sağladı. Tam tersi oldu: O, gerçekliğin eleştirisini, "olan"dan memnuniyetsizliği, toplumun her üyesinin hayat çabasının kaçınılmaz ve zorlayıcı bir parçası hâline getirdi. "Hayat siyasetine hepimiz katılırız; bizler, yaptığımız her hamleye yakından bakan ve bu hamlenin sonuçlarından nadiren tatmin olan "düşünümsel" varlıklarız. Ne var ki, her nasılsa bu düşünüm, hamlelerimizi sonuçlarına bağlayan ve sonuçlarını belirleyen koşulları kapsayacak kadar uzağa erişmez. Eleştirel olmaya meyilliyizdir, fakat bizim eleştirimiz, deyim yerindeyse, "dişsiz”dir; "hayat siyaseti” seçeneklerimiz için oluşturulan gündemi etkileyemez.