Hacer Kara

Hacer Kara
@Ofly
Kendine rastlamadan ölenler, kimin hayatını yaşamış ve kendileri değilseler kim olarak ölmüşlerdir?

Hacer Kara

, bir kitap okudu
Puan vermedi·684 syf.·
43 günde okudu
·
2025 12. kitabı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sokrates Menon'u aramaya devam etmesi için teşvik eder, ancak Menon 'sorgulama paradoksu' olarak bilinen şeyle yanıt verir: Menon: Ne olduğunu hiç bilmeden bir şeyi nasıl arayabilirsin Sokrates? Hiç bilmediğin bir şeyi aramayı nasıl hedefleyebilirsin? Eğer onunla karşılaşırsan, bilmediğin şeyin bu olduğunu nereden bileceksin?
Sayfa 56·Kitabı okudu
Felsefe
Küreselleşen dünyada kimlik
Endişe ve cüret, korku ve cesaret, umutsuzluk ve umut birlikte doğarlar; ama bunların birbine karışma oranı kişinin sahip olduğu kaynaklara bağlıdır. Sağlam tekneleri ve yetenekli seyrüsefercileri olanlar denizi heyecan verici bir macera alanı olarak görürler; derme çatma ve tehlikeli sandallara mahkûm olanlar ise daha ziyade dalgakıranların ardına saklanırlar ve yelken açmayı korku verici bulurlar. Şeylerin istikrarsızlığından doğan korkular ve hazlar, oldukça eşitsiz biçimde dağıtılır.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Psikoloji
Özelleştirilmiş ve silahsızlandırılmış eleştiri
Cornelius Castoriadis'in deyişiyle, içinde yaşadığımız toplumda yanlış olan, toplumun kendini sorgulamayı bırakmış olmasıdır. Bu, artık kendine bir alternatif görmeyen ve bu nedenle açık ve zımni varsayımlarının geçerliliğini inceleme, kanıtlama, doğrulama (sınama şöyle dursun) görevinden affedildiğini hisseden bir toplum türüdür. Bu toplum aslında ne eleştirel düşünceyi baskı altına aldı, ne de üyelerinin eleştirel düşünceyi dile getirmekten korkmalarını sağladı. Tam tersi oldu: O, gerçekliğin eleştirisini, "olan"dan memnuniyetsizliği, toplumun her üyesinin hayat çabasının kaçınılmaz ve zorlayıcı bir parçası hâline getirdi. "Hayat siyasetine hepimiz katılırız; bizler, yaptığımız her hamleye yakından bakan ve bu hamlenin sonuçlarından nadiren tatmin olan "düşünümsel" varlıklarız. Ne var ki, her nasılsa bu düşünüm, hamlelerimizi sonuçlarına bağlayan ve sonuçlarını belirleyen koşulları kapsayacak kadar uzağa erişmez. Eleştirel olmaya meyilliyizdir, fakat bizim eleştirimiz, deyim yerindeyse, "dişsiz”dir; "hayat siyaseti” seçeneklerimiz için oluşturulan gündemi etkileyemez.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Duygu ve Düşünce