Ve içimde geriye dönmek korkusu var. Hiçbir şey hatırlamak istemiyorum. Elimi cebime sokarken , bana iki gün evvelini hatırlatacak bir kağıt parçasına, bir şeye rastlamaktan bile korkuyorum.
İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... içimizde şeytan yok... içimizde aciz var... Tembellik var... İradesizlik , bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
“Bir gün,” demiştin bana, “gün batımını tam kırk dört kez izledim!”
Biraz sonra da eklemiştin:
“Biliyorsun, insan üzgün olduğunda gün batımları çok hoşuna gidiyor…”
“Çok mu üzgündün o zaman?” diye sordum. “Kırk dört gün batımını izlediğin gün yani.”
Küçük Prens bu sorumu yanıtlamadı.