Eski Ahit Peygamberlerinin karşı olduğu putlar, ya da ağaçlar, tepelerdi; günümüzün putlarıysa liderler, kurumlar, özellikle de devlet, ulus, üretim, yasa ve düzen ile insanın ürettiği her şeydir. İnsanın Tanrıya inanıp inanmadığı, putları yadsıyıp yadsımadığı sorunu yanında önemsiz kalmaktadır. Yabancılaşma kavramı, Kutsal Kitaptaki putçuluk kavramıyla aynıdır. Her ikisi de, insanın kendi yarattığı şeylere ve kendisinin oluşturduğu koşullara boyun eğmesi anlamına gelir. Tanrıya inananlarla inanmayanları ayıran şey ne olursa olsun, ortak geleneklerine bağlı insanları birleştiren tek bir şey vardır: Putçuluğa karşı savaş ve hiçbir şeyin ve hiçbir kurumun Tanrının yerini alamayacağı inancı, ya da Tanrıya inanmayan kişinin ağzıyla söylersek, hiç-birşeye ayrılmış olan o boşluğun yerini hiç bir şeyin alamayacağı inancı.