Okumanı Tarihi • Alberto Manguel
Manguel'in belirli bir kronolojik sıralaması yoktu eserinde. Naçizane yorumumda da beni etkileyenlerin neler olduğundan bahsederken biraz baştan, azıcık sondan fikirler ortaya çıkmış olacağını baştan söylemeliyim. Hem belki bir miktar sıkıcı... :))
Okuma eyleminin sadece bir kâğıdın üzerine yazılmış olan harfleri okumaktan ibaret olmadığını; karşımızda duran nesneleri, insanların yüzlerini, taş tabletlere yapılan çizimleri, bir dansçının figürlerini ya da bir bitkinin durumunu gözlemlemenin okumak olduğunu düşündünüz mü daha önce? Bir toplum yazmadan ayakta kalabilir, fakat okumadan mümkün değildir, fikrini benimsiyorsunuz ilk başta. Goethe'nin şu sözü de kanıtlar vaziyette:
"Bakın Doğa nasıl da açık bir kitap
Yanlış anlaşılan ama anlaşılmaz değil."
Üstüne bir de Manguel'den yüreğime işleyen bir alıntıyı bırakıyorum: "Okumak neredeyse nefes almak kadar temel bir işlevimiz."
Yüzyıllar öncesinde okumanın sesli ya da sessiz yapılması, kişiye özel veyahut topluma açık olması gerekliliği konusunda bolca fikirler ortaya atılmış. Hatta "Nerede okunmalı?" sorusuna bile cevap arayanlar var. "Niçin okumalıyız"ı kavramımızı sağlayacak görüşlerin de eksik olmadığı bir okuma.
Günümüzde kitapların evde bir süs olarak kullanıldığı konusunda sitemler ediyoruz, kızıyoruz. Kitapların aslında dedelerimizin dedelerinin de yaşamadığı çok önce bir zamanda sırf "kültürlü", "bilgili" görünmek adına üst sınıf insanların evinde yer bulduğunu söylemek gerek.
İngiliz köle sahiplerinin korkularının başında "okur yazar bir zenci topluluğu" geliyordu. Sırf okuyup (sorgulayıp) da sürdürdükleri yaşamlarına isyan etmemeleri adına zenciler için okuma yazma öğrenmeyi yasaklayan katı yasalar çıkarmış olmaları insanlığın tarihinin ortak trajedisi desek pek de yanlış
Okumanın TarihiAlberto Manguel · Yapı Kredi Yayınları · 2025283 okunma