Roman Nietzsche'nin hayatta olduğu 1882 yılında geçmektedir. Tüm karakterler geçek kişiler olup olaylar ise gerçek ile kurgunun karışmasından oluşmuştur.
Bu kurguda çok ciddi bedensel(migren) ağrıları olan ve intihar eğilimli Nietzsche ile bunalımda olan Dr. Breuer karşılaşmakta ve birbirlerine çare olmaya çalışmaktadırlar. Burada ki heyecan ve merak okuyucuyu sıkı sıkıya romana bağlar. Felsefe ve psikanalizin labirentlerinde keyifli bir mücadele geçmektedir.
Nietzsche kendisinin geliştirdiği “ Güç İstenci” ve Ebedi Döngü” kavramları ile Dr. Breuer’e ve O’nun bunalımına yaklaşırken Dr. Breuer yeni gelişmekte olana psikanalizin yöntemleri ve Genç Freud ile yaptığı istişareler ile Nietzscheyi çözmeye çalışır. Roman bu yönüyle Nietzsche’nin temel kavramlarına karşı Yalom’un bakışı ve kritiği gibi görülebilir.
Bu bunalım ve tedavi süreçlerinde kadınlar baş roldedir. Lau Salome Nietzsche’nin aşık olduğu kadın Elizabeth ise Nietzsche’nin ablasıdır. Bu iki kadın ve güçlü karakterleri Nietzsche’nin işinin ne kadar zor olduğunun da bir göstergesidir. Diğer tarafta evli ve beş çocuklu Dr. Breuer ise Bertha isimli tedavi etmeye çalıştığı hastası ile yaşadıkları O’nu bir bunalıma sürüklemiştir.
Hastalar iyileşebilecek midir?
Yalom Nietzscheyi’yi bir asır sonra geçte olsa ağlatabilmiş midir?
Bunu bilmek için romanı sabır ve dikkatle sona kadar okumak gerekiyor….
Romandan alıntılar:
“Kimsen o ol”
“Ölümün nihai ödülü artık ölecek olmamak”
“Bunalım öz farkındalığın bedelidir”
“Arzu edilenden ziyade arzu etmeğe aşığız”
“Emniyet içinde yaşamak tehlikedir”
Lucretius Düsturu; “Ben varken ölüm yok; ölüm varken ben yokum”