Oktay

Oktay
@Okioki38
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Palyatif Toplum, Byung-Chul Han “Palyatif” palto ile örtmek anlamına gelir. Tıpta tedavinin mümkün olmadığı sadece acıları gidermeye yönelik durum için kullanılır. Yazar bu isimlemeden hareketle günümüz toplumunun acıdan uzak kalmaya çalıştığı, acıyı sessize almaya çalıştığı için bir palyatif topluma dönüştüğünü ileri sürer. Acıdan kaçma hali sonucunda gerek bireysel olarak gerek toplumsal olarak bir tıkanmaya gidilmektedir. Bireysel tıkanma kişinin kendi varoluşsal kaygıları, kendi kendini sömürür hale gelmesi, yalnızlık, tükenmişlik sendromu, kronik ağrılar gibi problemler olarak ortaya çıkar. Toplumsal tıkanma ise muhalefet eksikliği, farklı fikir ve düşüncelerin ortaya çıkamaması ile toplumun dinamizmini kaybetmesidir. Palyatif toplum acıları sessize almaya çalışır, sürekli anestezi almaktadır. Bu toplumda acı bir zayıflık olarak algılanır. Acı gizlenmeli veya giderilmelidir. Çünkü bu toplum bir beğeni toplumudur. “Like” bir ağrı kesicidir. Toplum ilaçlar yada medya yolu ile oluşan duyarsızlık sayesinde eleştiriye karşı bağışıklık kazanır. Sosyal medya ve bilgisayar oyunları da anestezikler gibi etki gösterir. Oysa acı yok olmayan şeylerdendir. Acı en büyük ağrı kesici cephaneliğiyle bile yenilmez. Durum böyle olunca acının arındırıcı etkisi unutulmuştur. Toplumsal anestezi bilgi ve düşünmeyi engeller, hakikatı baskılar. Beğenilir olan aynı zamanda ahlakidir. Eleştiri alamayan tepkisi sadece “vay be” olan toplumda ahlak ve beğeni beraber hareket eder. Acıya düşman palyatif toplumda acı kendini kedine has sembol ile haykıramadığı için bu toplumda sesi kesilmiş köşeye itilmiş acılar artmaktadır. Paylaşılmayan acılar bedenin ilgi ve yakınlık isteyen çığlıkları olan kronik ağrılara dönüşür. Yazar burada bir kız kardeşin kardeşinin ağrıyan bölgesine el
Düşünce
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,363 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Oktay

, bir kitap okudu
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
Byung-Chul Han
8.4/10 · 4.363 okunma
9/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Serenad -Zülfü Livaneli Roman oluşturduğu kurgu karakterler ile tarihsel olayları iç içe geçirerek bir yandan insan iyi midir- kötü müdür gibi temelden bir sorgulama yaparken aynı zamanda devlet ve iktidarın daha çok zulüm ürettiği eleştirisinde bulunmaktadır. Romanda ki kurgu şu tarihsel olaylar üzerine oturur; 1-“Mavi Alay”: Stalin döneminde 3000 Kırım Türkünün Drau Nehrine atlayarak , 2000 Kırım Türkünün Kızılcık nehrine atlayarak intihar etmesi 2000 Kırım Türkünün ise Sovyet askerleri tarafından kurşuna dizilerek öldürülmesi. 2-Struma Faciası: Nazilerden kaçan Yahudileri Filistine götürmek üzere yola çıkan Struma gemisinin İstanbul açıklarında Sovyet denizaltısı tarafından batırılması (756 sivilin ölümü) 3-Ermeni Tehciri 4-Hitler Dönemi Almanyası ve Türkiye’ye gelen Profesörler. Yazar romanı bu olaylar etrafında örerken çok sayıda önemli konu hakkında kısada olsa görüşlerini ifade etmektedir. Örneğin; -Batı Doğu/Ortadoğu karşılaştırması, güçlü bir batı eleştirisi -2001 yılı ergen sorunları -Devler ve iktidar eleştirisi ve kötülüğün sürdürülmesine etkisi -Türkiye’de Ulus Devlet yerine neden Devlet Ulus kavramının öne çıktığı. -Müzik Aşk Vefa ve İnsan. Romanın merkez konusu insanlık tarihinin bitmeyen çatışma ve savaşların sadece acı ürettiği ve 20yy ortaya çıkan büyük vahşet ve ölümlerin sorumlusunun Batı dünyasının olduğudur. Bu çatışma ve vahşetten derin üzüntü duyan yazar bir önyargılar çatışması olduğu kavganın sebebinin bu olduğu görüşünü ileri sürer. İnsanın değerinin sadece insan olmasından geldiği din milliyet cinsiyet renk siyasal tercih gibi bir takım ön sıfatlar ile ayrımcılığa uğratılmaması gerektiği görüşünü savunmaktadır. Romanın mağdurları, Ayşe, Nadia ve Mari(Semahat) hepsi önce insandır ve kadındır. Roman tarihte üstü örtülmeye
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma

Oktay

, bir kitap okudu
9/10
·481 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Zülfü Livaneli
8.9/10 · 164,1bin okunma
“ Bana bir iyilik yap da şu soru üzerinde biraz düşün: Kötülük olmasa senin iyiliğin ne işe yarardı ve gölgeler kaybolsa dünya nasıl görünürdü? Gölgeler nesnelerden ve insanlardan ötürü oluşur ne de olsa. İşte kılıcımın gölgesi. Ama ağaçların ve canlı varlıkların da gölgeleri olur. Saf ışığın tadını çıkarma fantezin yüzünden, üzerindeki bütün ağaçları ve bütün canlıları söküp atarak bütün yerküreyi çırçıplak bırakmak mı istiyorsun yoksa ? Aptalın tekisin.”