Kafamdaki dünya ile dışardaki dünya biribirine benzemiyordu. Faydasız ve boş olduğunu bile bile, bazan şimdi bile düşler kurarım. Kendime ait, yurda ve dünyaya ait, şöyle olsa, böyle gitse gibilerden dileklerde bulunurum. Ama nerde. Bakarım hep tersi çıkar. Onun için hep kırıla kırıla yaşarım ben. Alıştım böylesine.
Okul yaşamın bir parçasıydı. Biz karada yüzme talimi yapar gibi hazırlanmıyorduk, bizzat hayatı yaşıyorduk, hayatın bütün gereklerini yerine getiriyorduk.