Duyguların zaaflarından biri modern hayat için artık uygun olmayan birkaç köhnemiş içgüdüye sahip olmalarıdır. Kayıptan sakınmaya, kumar makinelerine ve kredi kartlarına karşı bu denli savunmasız olmamızın nedeni tam da budur.
Tutkuları ve hırsları, salt onların aptallıklarını ve aptallıklarının nahoş sonuçlarını önlemek için yok etmek, bugün bizim günümüzde bizzat aptallığın iflah olmaz bir biçimidir. Her diş ağrısını dişi söküp atarak dindirme yoluna giden dişçilere hayranlık duymuyoruz artık...
Egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka yitirecekleri bir şey yoktur. Oysa kazanacakları koskoca bir dünya vardır.
“Ya sev, ya terk et"
Ülkenin daha yaşanılabilir bir yere dönüşmesi için ileri sürülen savlara herhangi mantıklı bir çürütme getirilmeyip de, ülkeyi seviyorlarsa her şeyiyle kabul edip burada yaşamaya devam etmeleri, yok eğer beğenmiyorlarsa çekip gitmeleri önerisi hatalı bir akıl yürütmenin ifadesidir. Ülkeyi daha iyi bir yer haline getirebilme olasılığı bu safsatayla yok sayılmaktadır.