Cihat

Cihat
@Okudukevet
bir yanım yalnızlık, bir yanım bahardı yerim yurdum falan vardı, ışıklarım yanardı Hafız-ı Şirazi Charles Baudelaire Johann Wolfgang Von Goethe
Memur
Lisans
30 Ağustos
373 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
İnsan Onurunun Otopsisi: Başkaldırıyorum, O Hâlde Varız.
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:51
Kitabımız , saf bir adalet arayışıyla yola çıkan insanın, gücü eline geçirdiğinde nasıl bir zâlime dönüştüğünün psikolojik ve felsefi bir otopsisi gibi . Albert Camus burada adeta bir dedektif titizliğiyle tarihi deşiyor ve her büyük devrimin arkasındaki o trajik döngüyü önümüze koyuyor.Başkaldırı, kurumsallaşıp iktidar hırsıyla birleştiğinde kendi giyotinini, kendi toplama kamplarını yaratıyor. ​Camus’ün tüm bu entelektüel karanlığın ortasına bıraktığı o tek cümle ise bir çıkış yolu, adeta bir manifesto.:, Başkaldırıyorum, o hâlde varız... ​Buradaki incelik şu;. başkaldırı bireysel bir ego savaşı ya da her şeyi yakıp yıkma arzusu değil. Aksine, insan onurunun ortak sınırını koruma çabası. Sınırı aştığın, adaleti sağlamak adına cinayeti meşrulaştırdığın an başkaldırı bitiyor; yerini totaliter bir karanlığa bırakıyor. Camus, Avrupa’nın bu kanlı, mutlakiyetçi ideolojilerine karşı Akdeniz Düşüncesini, yani ölçüyü ve insan hayatının o biricik değerini savunuyor. ​ Jean-Paul Sartre gibi döneminin parlayan entelektüelleri konforlu köşelerinden büyük ideolojileri ve rejimleri alkışlarken, Camus’un tek başına kalma pahasına bu kitabı yazması, insan onuruna sadık bir duruşun en somut örneği.​Sarsıcı, tavizsiz ve her satırında insan psikolojisinin o tekinsiz sınırlarında dolaşan, zamansız bir başyapıt....
Başkaldıran İnsanAlbert Camus · Can Yayınları · 20153,275 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Estetik Bir Haz Olarak Kendi Yıkımını İzlemek
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 13:30
Byung-Chul Han bu kitabında bizi modern dünyanın en büyük illüzyonuyla yüzleştiriyor. Özgür olduğumuz sanrısıyla kendi kendimizi tükettiğimiz o parıltılı bir hapishane. Han’a göre sistem artık bizi dışarıdan kırbaçlamıyorr. bizi daha fazla verimlilik" vaadiyle baştan çıkararak, kendi celladımız haline getiriyor. Kitabın sarsıcı tarafı ise üretimin nasıl bir yıkıma, büyümenin ise nasıl bir kansere dönüştüğünü teşhis etmesidir. Her şeyin " olumlu", her şeyin "pürüzsüz ve "paylaşılabilir" olduğu bu dijital çağda, insan ruhu derinliğini yitiriyor. Yazara göre bu hissizlik ve anlamsızlık sarmalında birey, aslında en radikal tepkisini kendine yöneltiyor olması.Han,a göre:Modern insan, sistemin yarattığı o steril boşlukta nefes alamadığı için, var olduğunu hissetmek adına kendine "çizikler" atıyor. Çünkü acı, bu sahte cennette dijitalleştirilemeyen ve satın alınamayan son gerçekliktir. Bu kitap, bir ekonomi eleştirisinden ziyade, var olma duygusunu yitirmiş bir türün son çığlığıdır....
Kapitalizm ve Ölüm DürtüsüByung-Chul Han · İnka Kitap · 2023301 okunma
“Haz Peşinde Kaybolan İnsan”....
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 13:21
Emine Supçin’in felsefeyi günlük hayatla buluşturduğu, sade ama çarpıcı bir kitap. Yazar, insanın haz, cinsellik ve modern yaşamla kurduğu ilişkiyi sorguluyor bize. Kitapta sık sık Friedrich Nietzsche ve Sigmund Freud gibi isimlerin fikirlerine değinmiş.Ancak bu bir akademik çalışma değil. Daha çok, bu düşünceleri alıp bugünün insanına uyarlayan bir yorum kitabı. En dikkat çeken yönü yazarın kullanmış olduğu dili. Yazar, düşüncelerini yumuşatmadan, bazen sert ve rahatsız edici ifadelerle anlatabilir. Bu da kitabı sıradan bir felsefe kitabı olmaktan çıkarıp daha etkileyici hale getiriyor. Ama aynı zamanda herkes için kolay bir okuma olmayabilirr .Kitabı okurken temel mesajı şu:İnsan, haz peşinde koşarken aslında kendinden uzaklaşıyor. Konfor arttıkça, duygular yüzeyselleşiyor ve insan gerçek anlamda yaşamayı unutabiliyor. Genel olarak bu kitap, derin bir felsefi analiz sunmaktan çok, okuru düşündürmeyi amaçlıyor. Kısa sürede okunabilecek ama etkisi okuduktan sonra devam eden bir kitap.....
Filozoflardan Seksi ŞeylerEmine Supçin · Destek Yayınları · 2013106 okunma
Tarihin Sessizce Sildiği Kadınlar”
Puan vermedi·294 syf.··
2026 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 12:40
Bazı kitaplar bilgi vermez, zihninin ayarlarıyla oynar. Merlin Stone, tarihin en eski katmanlarına inip kadın figürünün nasıl yavaş yavaş silindiğini anlatırken, aslında görünmeyen bir dönüşümü göz önüne seriyor.Merlin Stone bu kitapta, insanlık tarihinin erken dönemlerinde var olduğu iddia edilen tanrıça merkezli inanç sistemlerinden başlayarak, zamanla erkek egemen din ve toplum yapılarının nasıl güç kazandığını anlatıyor. Özellikle Mezopotamya ve Anadolu uygarlıkları üzerinden ilerleyerek, kadın figürünün kutsallıktan nasıl uzaklaştırıldığını sorguluyor. Okudukça fark ediyorsun ki mesele sadece kadın-erkek meselesi değil; mesele, gücün kimde olduğu ve bu gücün nasıl hikâyelerle meşrulaştırıldığı.Her söylediğine katılmak zorunda değilsin. Hatta bazı yerlerde “fazla mı iddialı? diye sorguluyorsun. Ama zaten mesele bu değil. Kitap, sana kesin cevaplar vermek yerine kafana sorular bırakıyor.Bu kitap bana kesin cevaplar vermedi. Ama bazı soruları geri dönülmez şekilde zihnime yerleştirdirdi ve sanırım bazı kitapların görevi de tam olarak bu.....
Tanrılar KadınkenMerlin Stone · Payel Yayınları · 2000124 okunma
Bir İnsanın Kendi Hayatından Çekilişi
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2026 09:59
Bir Solgun Adam, bu kitap, bir hikâyenin peşinden sürüklemek yerine onu bir ruh hâlinin içine bırakıyor adeta. Selçuk Baran burada büyük olaylar anlatmıyor,aksine, yavaş yavaş silinen bir insanın iç dünyasını gösteriyor bizlere. Bu yüzden kitap bittiğinde akılda kalan şey bir “olay” değil, bir his oluyor: o eksilme hissi... Romanın merkezindeki adam, hayatla bağını koparmış gibi değil; daha çok o bağı hiç tam kuramamış biri. Ne isyan edecek gücü var ne de gerçekten kabullenecek cesareti. Arada kalmış, sıkışmış ve bu sıkışmışlığı zamanla kimliğine dönüştürmüş birisi. Bu noktada kitap, insanın kendi hayatından geri çekilmesini sessiz ama rahatsız edici bir şekilde gözler önüne seriyor. Kitabın asıl etkisi, okurda bıraktığı o ince huzursuzluk. Çünkü bu “solgunluk” sadece karaktere ait değil; modern hayatın içinde çoğu insanın bir yerinden tanıdığı bir durum. Ve belki de en çarpıcı tarafı şu: Bu adam trajik bir şekilde yıkılmıyor, sadece yavaş yavaş kayboluyor. Kısa ama yoğun bir kitap. Bittiğinde insanın içinde şu soru kalıyor: Bir insan gerçekten yenildiği için mi silinir, yoksa hiç mücadele etmediği için mi?
Bir Solgun AdamSelçuk Baran · Yapı Kredi Yayınları · 20101,157 okunma