📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
El Fuli bir kahkaha attı ve arkasına yaslanıp kocaman ellerini ovuşturarak, "İnsanlar seçimleri ayarladığımızı sanarak safdillik ediyorlar," dedi. "Yok böyle bir şey. Gerçek şu ki, biz Mısır insanını çok iyi araştırdık. Allah Mısır halkını hükümet otoritesini kabul etmek üzere yaratmış. Hiçbir Mısırlı hükümete karşı gelemez. Aralarında heyecanlı ve isyankâr bir mizaca sahip olanlar vardır mutlaka, ama Mısırlı karnını doyurabilmek için bütün hayatını başı öne eğik yaşar. Tarih kitaplarının yazdığı budur. Dünyanın yönetilmesi en kolay halkıdır Mısır halkı. İktidarı ele geçirdiğin anda sana itaat edip yere kapanır, sen de onlarla ne istersen yapabilirsin. İktidarda olan parti seçime gidecek olursa her zaman kazanır, çünkü Mısırlının hükümeti desteklemesi kaçınılmazdır. Allah onları böyle yaratmış."
Bir uçurumun başına gelmiştim ve önümde yok oluştan başka bir şey olmadığının farkındaydım. Hareketsiz durmak imkânsızdı. Önümde yalnızca acı ve gerçeğin durduğunu görmemek için gözlerimi kapamam da imkânsızdı. Tam bir perişanlıktı bu!
Severek okuduğum ve etkisinde kaldığım kitaplardan biridir Yakupyan Apartmanı. Mısır'ın Fransız mimarisinden esinlenerek oluşturulmuş sokaklarının tasvirini okurken o yıllarda Kahire'de hatta Süleyman Paşa Sokağı'na bakan bir apartmanda yaşamak istedim. Ne yazık ki her şey sokak kadar cezbedici değildi. O dönem Mısır'ın bozulmuş sosyokültürel yapısı, halkını iyi tanıyan siyasetçilerin bunu çıkarları doğrultusunda oldukça etkin bir şekilde kullanmaları, insanlar arasındaki maddi ve manevi farklılıkların yaratmış olduğu uçurum... Aslına bakarsak tüm bunlar bize hiç de yabancı değil. Zengininden fakirine, dindarından sekülerine hemen her türden insanı konu alan bu eserde, koşulların insanları ne denli değiştirebildiğine şahitlik ediyoruz. Ala El Asvani, toplumsal yozlaşmayı başarılı bir şekilde ele almış, üzerine de Avi Pardo çevirisi eklenince şahane bir yapıt ortaya çıkmış.