....
Sanat olmaliydi bu yer
Şairler şiir yazmaliydi
Aşıklar gelecek için hayaller kurmalıydi
Ressam böbürlenmeliydi
Benzettigi tablosuyla.
Oysaki
Deresinde renk renk örgüler
Cesetleri takip edercesine
Sessizce yüzuyordu.
Gökyüzü kaplanmışti
Ağıtlarla, beddualarla
....
Bulutlar
Bulutlar isyan ediyordu
güneşe
Cömertçe sunduğu ışıklarına
...
Bana görünür olduğun zaman,
Hayat dört duvar
Ve ben,
Köşede büzülmüş
Haklı ve mutsuz
Elimde umudun son bulduğu
Pes edilişin
Kırık dalları..
Bana geldiğinde,
Hayat sonu olmayan bir düzlük
Ve ben,
Bu düzlükte, zifiri karanlıkta
Yönü olmayan
Nereye gidersem karanlik
Nereye gidersem belirsizlik,
Elimde umudun son bulduğu
Ruhsuz ateş böcekleri...
Şimdi ise,
Doğrulmuş
Bir elimde yeşeren dalar
Bir elimde parlayan ışıklar
Nereye baksam sen
Nereye baksam senden...
Şimdi ise,
Karanlıktan uzak
Güneş ve ayın nöbeti
Nereye gitsem aydınlık
Nereye gitsem doğruluk..
Okuma alışkanlığı kazanan insanlarda
# analiz etme, ifade etme ve savunma becerisini kazanma
# olaylari zihinde konumlandırma ve olaylar arasında neden sonuç ilişkisi kurma
# okuduğunu kısa sürede ve bir defada anlama
gibi durumlarin gelisme göstermesi beklenen faydalardandir. Ve bu listeyi uzatabiliriz.
Ancak okuma alışkanlığını sınav odaklı, sınav amaçlı hale getirmek o öğrenciye nasıl bi fayda sağlar? Kazanan öğrenci amacına ulaştığı için neden devam etsin?
Kazanmayan öğrenci amaca hizmet etmediği icin neden devam etsin?
Gercektende sınavi amaç haline getirmek okuma alışkanlığı kazandırır mi? Burda çocuğuna okuma alışkanlığı kazandıran anne-babaların fikirleri daha doğru olmaz mı?
Öncelikle biz okuyacağız sonra çocuklarımıza, öğrencilerimize, etrafımıza okuma alışkanlığını kazandırmaya çalışacağız. Sonrasını planlamaniza-bu konuda- gerek kalmayacaktır.
'Sağlıklı biriyle yediğiniz akşam yemeğinin sabahında yeterince erken uyanırsanız, pencerenizden onu cenaze arabasında götürdüklerini görebilirdiniz.'
Sanırım insanlığın varlığından beri zihinlerin ürettiği rutin bir düşünce; salgın bir hastalık toplumun belleğini sıfırlar, medeniyet silinir ve ilkel yaşama geri dönülür, sonra tekrardan medeniyet için pedallara asılır. Evet konu bukadar basit ve normal ancak Amerikalı yazar bu sıradanlığı yaşanmisligin etkisiyle yazıp guzel bi akicilik kazandırmış. Okurken kesinlikle yorulmaz veya sıkılmazsınız, düz ve sakin bir melodi dinler gibi kısa hikayesini okursunuz.
Yazarin okuduğum farklı kitapları oldu ve bunda da benzer düşünceye kapıldım; kesinlikle her kitabı ap ayrı bir yazarın kaleminden çıkmış gibi. Sanki yaşam tarzı ve yaşamını şekillendiren farklı koşullar kalemini de şekillendirmiş.
Günlerce etkisinden kurtulamayacaginiz bir kitap olarak görmeyin, ama sizi kesinlikle etkileyecek ve kahramanın yerine girme hayaline kaptıracak bir kitap.
Bir-iki okumada bitirebilirsiniz.
İyi okumalar.