"Senin buraya gelmenin sebebi sadece bizim 'Gel' dememiz değil, ayrıca onların sana 'Git" demeleri. Hiç kimseye 'kötüdür' deme. Aslında onlar, bilmeden iyilik eden insanlardır."
Bir süredir kendimi iyi hissetmiyorum. İçimde bir boşluk var , hani o ne yaparsan yap dolmayacak olan boşluk var ya ondan. Uğraşıyorum ,yaşama adına bir şeyler yapmaya çalışıyorum ,olmuyor. Yine o karanlık yönüme ,doğduğum günden beri benimle olan başımın belası ruh dünyama ,bana ortaokulda bile sanat müziği dinleten ruh hastalığıma teslim oluyorum. Sadece bazı anlar , bazı insanlar bana ufak bir nefes aldırıyor. Kitapların da en sevdiğim yönü bu aslında beni kendi dünyamdan çıkarmaları , onların dünyasında nefes almamı sağlamaları. En son okuduğum kitap Zorba'da bana bu hissi sonuna kadar yaşattı. Girit adasından Zorba ve yazarın arkadaşlığından , onların maceralarından kopmak istemedim. İhsan Oktay Anar'ı çok sevmemin asıl sebebi bu , adamın kendine ait bambaşka bir dünyası var. Alıp götürüyor kitapları yazar ve okuyucu beraber saçmalıyor gibi . O yüzden benim İhsan Oktay Anar okumam şart oldu. Niye bu kadar yazdıysam 2 kişi okuyacak zaten. Neyse İhsan Beyle biraz saçmalamamız şart :D
Bu kitapta Akdeniz , Akdenizlilik, dans, eğlence , öfke , coşku, kardeşlik ,iki yüzlülük tüm bu kavramları ve duyguları bulabilirsiniz. Kaliteli bir anlatım ve tasvirler bulabilirsiniz. Hayatı kitaplardan oluşan ve hep kurallara göre yaşayıp yaşamı bir fanus içinde yaşayan bir yazar, hayatını dolu dolu yaşayan , tüm duyguları hisseden bir Zorba, dansın ve aşkın kadını Bubulina'yı bulabilirsiniz.
Evet okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bazı kitapları çok anlatmaya gerek yok. Baştan sona kalite , kitabın hiç bitmemesini ve Girit adasındaki bu güzel hikayeden hiç çıkmamayı istedim ama her güzel şey gibi bu kitap da bitti. Herkese tavsiye ediyorum kesinlikle okumalısınız.