Öner

Öner
Öğretmen
Lisans
Ankara/Düzce
Kırşehir, 20 Aralık
215 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Her içtenlik çabası, gidiyor, dolambaçlı ilişkilerimizde kurduğumuz sahteliklere çarpıyor - sana bunun için yazmağa çalışıyorum (konuşmalar her zaman sahteliğe, yapmacıklığa, çünkü geçiciliğe açıktır; oysa yazı, kalır).
Sayfa 15 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Öner

, bir kitap okudu
Puan vermedi·130 syf.·
4 günde okudu
·
2024 10. kitabı
Anton S. Makarenko
8.8/10 · 25 okunma
Bugün de cemo adlı kardeşimizin hikayesi Papyonlu Kaktüs' hikayesini değerlendireyim. Amatör bir hikaye demesi olduğu için ona göre düşünerek yazıyorum. Maddeler halinde yazacak olursam: 1. Hikayede çok fazla tekrara düşülmüş. Sayfayı doldursun diye yazılmış havası veriyor artık. İçsel yolculuk, bilgelik arayışı, kendini keşfetme kelimelerini görmek istemiyorum :D . İnanılmaz tekrar var. 2. Güzel bir macera öyküsüyle bir noktaya gelinmek isteniyor bunu anlıyorum. Verilmek istenen bir mesaj var. Sanırım spiritüalist bir bakış açışı var . Ancak kardeşim çok fazla ağzımıza ağzımıza mesaj verilmiş. Bence verilecek mesaj hikaye içinde karakterlerin yolculuğuyla olmalıydı. 3. Açıkçası hikayeyi de zayıf buldum .Macera heyecan verici değil karakterler bir yerlere gidiyor ve mesaj arıyorlar. Her hikaye aynı tarzda heyecan verici bir yanı olmuyor belli bir zaman sonra. Biraz 10-15 yaş arası çocukluk-gençlik kitabı gibi olmuş. Hedef kitle bu muydu bilmiyorum. Genel olarak yazma potansiyelinin ve becerinin olduğunu görüyorum ancak daha fazla deneme yapman ve kendini geliştirmen gerektiğini düşünüyorum. Hikayedeki tekrarlardan dolayı insan sıkılıyor. Hikayeyi güçlendirip okuyucuya verilecek mesajın da hikaye içinde yedirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bunlar tabi benim fikrim saygılar.
Edebiyat
...neden bu insanlar kendi çocuklarıyla iletişimde, en basit şeylerin ayrımına varmada yetersiz kalıyorlar? Çünkü böyle durumlarda, yaşamları boyunca biriktirdikleri bu sağduyuyu, bu yaşam deneyimini, bu mantığı, bu bilgeliği yitiriyorlar. Çocuklarının karşısında "anormal", en sıradan sorunların bile içyüzünü anlama yeteneğinden yoksun insanlar gibi davranıyorlar. Neden? Bazen tek neden insanın kendi çocuğuna duyduğu sevgidir. Sevgi, mucizeler gerçekleştiren, yeni insanlar yaratan, insanlığın en yüksek değerlerini oluşturan en gelişmiş duygudur ...
Sorun Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Her iyi oyunda her şeyden önce bir iş çabası ve bir zeka çabası vardır. Eğer çocuğa mekanik bir fare satın alır ve onu bütün gün siz sıçratıp yürütürseniz, çocuk yalnızca bakarak eğlendiği için, böyle bir oyunda olumlu hiçbir şey olamaz. Çocuk edilgen kalır ve tüm katılımı seyretmeye indirgenir Eğer çocuğunuz yalnızca bu tür oyunlarla ilgileniyorsa büyüdüğü zaman edilgen, çalışmayı başkalarına bırakmaya alışmış, inisiyatiften yoksun, çalışarak yeni bir şeyler yaratmaya ve güçlüklerin üstesinden gelmeye alışık olmayan bir insan olacaktır.
Sorun Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat