İnsan ne kendini ne de başkalarını çekebilir,
Bakarsın, hiçbir şey gönlünce değildir;
Neden başka türlü olsun sanatın evreninde?
Onun için kendini hırpalama kötü zamanlarda,
Ne birikimin ne de gücün uzaktadır:
Biraz dinlendin mi kötü anlarında,
Sende iyi olan, daha da iyiye katlanır.
Bir X gönderisinde paylaşılan "İstemem eksik olsun" sitemli şiiri okuduktan sonra tanıştım bu kitapla.
Sitemi, duruşu ve yansıttığı erdemli davranışlarla dürüst insana özlem uyandıran bir karakter: Cyrano de Bergerac; yüzünde kendinden daha ünlü burnu ile usta bir şair, kılıç ustası ve hiçbir makamdan ürkmeyen cesur bir adamdır. Laf ebeliği ile ağız açtırmayan kelime ustası Cyrano, yakınları tarafından pek sevilmese de erdemlilik ve dürüstlük üzerine birçok ders kazandırıyor. Hem bize hem kendi hayatına...
Her türlü kılıç ustasını yerle bir etmiş, yenildiği savaş olmayan bu cesur savaşçı, kalbine ve yüreğinde olan savaşta galip çıkamamıştır. Fiziksel kaygılar cesur kahramanımızı etkilemiş. İlk okurken sadece bir kılıç ustası ile ilgili bir hayat hikayesi karşılaşacağımı beklerken, hayatın beklenmedik tatlı anlarından biriyle karşımıza çıkıyor.
Bu hayat yolunda, Cyrano sadece fiziksel engelleriyle değil, içsel mücadelesiyle de bizlere çok şey öğretiyor. Ve her ne kadar zaferleriyle tarihe adını yazdırsa da, insanın en büyük düşmanının kendisi olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Yürek ve zihin, cesur bir savaşçının en güçlü silahıdır.
Bu hikaye bana ünlü kurgusal şövalye karakteri Lancelot'u anımsattı :)
Bu kitaptan beni büsbütün etkileyen başka bir kitaba kadar tüm yıldızım Cyrano de Bergerac için