"Baudelaire'in o huzursuz ruhuyla itiraf ettiği gibi; insan hep 'olmadığı yerde' mutlu olacağını sanır. Zihnimiz sürekli başka hayatların, başka ihtimallerin peşinde koşarken şimdiki zamanı ıskalarız. Oysa Nietzsche, o yaşlı taşçının hikayesiyle bize bambaşka bir ayna tutar. Güneş olmak, bulut olmak, rüzgar olmak ve en sonunda kaya olmak... İnsan en yükseğe de çıksa, en güçlüye de dönüşse, günün sonunda o kayayı yontan 'kendi' gerçeğine uyanır. Mutluluk, başka bir bedende ya da başka bir kaderde değil; Amor Fati diyerek kendi hikayeni, acısıyla tatlısıyla kucaklayabilmekte saklıdır."