Onur Um

Onur Um
@OnrUm
Gazeteci
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik/Bilişim İhtisas
İzmir
İzmir
13 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Tanrı ve Ben
Kendi güzelliğini ve gücünü biz insanlara yansıtırken, bizden de aynı güzelliklerin geri yansımasını bekliyor. Bizi cezalandırmak değil, yeryüzü cennetine göndererek ödüllendirmek istiyor. O, her şeyi affetmeye hazır. Sadece Kul Hakkı’m. affedemem diyor. Birbirinize haksızlık ederseniz, benden değil, ondan Af dileyin diyor. O, hepimizi, ama en çok da çalışanı ve sevmeyi bileni seviyor. Kendi gibi, yarattığı her şeyi seveni, kendi gibi hoşgörülü ve mutlu olmayı bileni seviyor. Acılarımızı bizimle paylaşırken umutlarımızı yitirmemizi istemiyor. Mutlu olabileni, görebileni, duyabileni, hissedebileni, etrafım da mutlu edeni seviyor. Başkalarının hakkım yiyeni değil, paylaşam, oturanı değil çalışanı, vazgeçeni değil mücadele edeni, cezalandıranı değil hoş göreni, nefreti değil sevgiyi, gururluyu değil alçakgönüllüyü, çevresini mutsuz ve huzursuz edeni değil, etrafına huzur, mutluluk ve neşe saçanı, cebi değilse bile gönlü zengini, kalp kiram değil gönül alanı daha çok seviyor. Yani kendine benzeyeni seviyor. Okuyam-yazam, düşüneni-anla-tam, insanlar için bir şeyler yapan herkesi seviyor. Himi-bilimi, icad edeni, keşfedeni seviyor. Anne-babalarım seven-sayan, onlan incitmeyen, hoş tutan çocukları seviyor. Çocuklarım seven, onlan eği-ten-öğreten, yediren-içiren, koruyan, hoş gören anne babalan seviyor. Okuduğum kitaplar işte bana bunlan anlattı. O, dünyadan yükselen güzel sesler duymak istiyor. Kavgaların ve savaşların sesini değil. O bekliyor, umutla bekliyor. Bir gün dünyadan gelecek, Ona mutluluk ve teşekkürlerim haykıran insanların Gönüllerinden gelecek seslerin oluşturacağı O muhteşem Senfoniyi Duymayı bekliyor.
Gülseren Budayıcıoğlu·Kitabı okudu
Din
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ölünce nereye gideceğiz?
—    Ölünce nereye gideceğiz acaba? —    Geldiğimiz yere. —    Geldiğimiz yere mi? Biz nereden geldik ki? —    Otuz dört yıl önce neredeydiniz? —    Otuz dört yıl önce ben yoktum ki! —    îyi ya, bir süre var olup sonra tekrar yok olacağız. Hepimiz ölümden sonra nereye gideceğimizi merak ediyoruz, ama daha Önce neredeydik, neydik, bunu merak eden yok. Doğmadan önceki halimize geri döneceğiz. Orada ne üzüntü, ne sıkıntı, ne korku var. Doğmadan önceki halinizden korkuyor musunuz? —    Neden korkacakmışım, o zaman ben yoktum. —    Güzel, demek ki sonrasından da korkmamız için bir sebep yok, çünkü yine aynı yere gideceğiz.
Sayfa 76 - Şule hanım·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
"Beni artık dövmüyor bile"
Yıllar önce Anadolu'nun küçücük bir köyünden genç, mahzun bakışlı bir kadın gelmişti. Kocasıyla sorunları varmış. Eşinin artık onu eskisi gibi sevmediğinden, ilgilenmediğinden yakınmış ve şöyle demişti: "Beni artık dövmüyor bile." Hiç unutmadım bunu. Demek ki dayak bazı kadınlar için kocanın sevgisinin, ilgisinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Sayfa 15 - Bir Anadolu kadını·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Dayak bile artık ona vız geliyor...
Kollarında ve bacaklarındaki morlukları gösteriyor bana. Şaşırıyorum. Gerçekten durumu çok kötü. Ama vücudundaki ezikleri gösterirken bile gülüyor. Bu nasıl dayaksa, ona çok iyi geldiği belli! Ya da öyle şeyler yaşanmış ki, ruhu öyle beslenmiş ki, dayak bile artık ona vız geliyor.
Sayfa 10 - Jale hanım·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
sonsuz arzular
Çiftçinin kök salması için yer verdiği her tohumun tarlada serpilip büyümesi gibi, insanın arzuları da karşılanma olanağı doğdukça aynı biçimde artar. İnsanın arzuları sonsuzdur ama bu arzuların çok azı tatmin edilebilir. Yaşama alışkanlıklarınızı dikkatle gözden geçirin.