“İnsan, ışığın nesneler üzerindeki etkisini çizgi aracılığıyla fark eder; ancak, her şeyin içinin dolu olduğu doğada çizgi diye bir şey yoktur: Resim, biçim kabartılarını göstererek, yani nesneleri bulundukları ortamdan kopararak yapılır, gövdeye görünüşünü veren sadece ışığın dağılımıdır.”
Bir anlatı metnini okurken, yazarla sessiz bir anlaşma yaptığımızı biliriz; o bize gerçek bir şey anlatır-mış gibi yapıyor, biz de onu ciddiye alır-mış gibi yapıyoruz; bunu, “ben haydut-muşum, sen polis-mişsin” diyerek oynayan çocukların mış-lı kurgularını kullanarak yapıyoruz.