‘’Eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı.
Eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu da bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı. Ve çocukların burunları bu kokuları alır, ergen öfkesi olarak da geri verirdi. Ta ki burunları yetişkin uysallığıyla tıkanana kadar.’’
Gözümün gördüğü, kulaklarımın duyduğu ve bütün varlığımla hissettiğim her şey benim için, benim mutluluğum içinmiş gibiydi. Tanrım! O ne tatlı huzur, o ne büyük mutluluktu!