Topkapılı Cambaz Mehmet, filmlere çekilmesi gereken, romanları yazılması gereken sansasyonel operasyonlara imza attı.
İngiliz işgal kuvvetleri komutanı general Harrington'un makam otomobilini çaldı, kendisi sürerek götürdü, Ankara'da Mustafa Kemal'e hediye etti!
Birûni'nin "El-Âsâr'ı yazmasından önce ne genel bir tarih kitabı vardı ne de genel bir tarih kitabı yazılabilirdi, zira dinlere ve medeniyetlere göre değişkenlik gösteren zamanları belirlemek için ortak bir matris yoktu. Birûni'nin eseri ilk küresel takvim sistemi ve buna bağlı olarak da birbiriyle uyumlu bir küresel tarihin oluşturulabilmesi için asil araçtı.
İşlerinin tabiatı gereği tacirler, bilinçli ya da bilinçsiz olarak, malların yanı sıra bilgiyi de taşıyorlardı. Önlerine çıkan her soruna çıkarlarına uygun bir çözüm bulmak gayesiyle yaklaşıyorlardı. Tacirler, eliyle gelişen bu pratik zeka bir bütün olarak kültüre de sirayet etmişti. Harvard'da çalışmalarını yürüten tarihçi Richard N. Frye bu duruma "ticari sekülerizm" ismini vermiştir. Asırlar sonra Müslümanlar birbirleriyle rekabet hâlindeki dört İslam mezhebinden birisini seçmek zorunda olduklarında Orta Asyalılar günlük meselelere en pratik çözümü getiren ve ticaretin mevcut kurallarına pek karışmayan Hanefiliği tercih etmişlerdi.
Birûni'nin Atlantik ve Pasifik okyanusları arasında bir yerde kalan ve üzerinde hayatın olduğu geniş bir toprak parçasının var olduğunu önermek üzere astronomik veri kullanmasıydı. ''Amerikanın en erken keşfi'' olan göz kamaştırıcı gelişme. Bu gelişme geometricilerin ve matematikçilerin metafizikçilere ve ilahiyatçılara üstün geldiğinin bir göstergesidir.