Abartılan kitaplar, abartılan kitaplar... Bir kitabın kötü olması hiç sorun değil. Kötü kitap okumaktan gocunmam ve kötü olsa dahi kitap okumanın zevkini her türlü alırım. Her kitap eşsiz zaten olamaz. Arada iyisi gelir arada kötüsü gelir ama gene de vazgeçmezsin okumaktan. Çavdar Tarlasında Çocuklar ise okuduğum en abartılan ama en yavan kitaplardan biriydi. Olay, kurgu, karakterler vs. vs. hepsi amaçsızdı. Ne yani bir çocuğun okuldan atılması ve 2-3 günlük başından geçenler beni neden alakadar etsin. Kitap olacak konu nerede burada. Ve üzücü olan şey bu kitabın 50 bin okunması olması. Bu kitap yerine 50 bin okunmayı hakkedecek çok kitap var. 200 sayfa boyunca Otomatik Portakal'ın yan sanayisini okur gibi oldum. Erotizm. Nefret ettim. Kitap baştan sona erotizm ile dolu ve sadece kitapta değil olmaması gereken yerde konulan absürt erotik sahneler tüm zevkimin içine ediyor. Hiçbir anlam çıkartamadığım ve okuduğum en gereksiz kitaplar arasında yerini aldı Çavdar Tarlasında Çocuklar. Kitabın adı ile içeriği arasındaki bağlantıyı da anlamak için laboratuvarda deney falan yapmak gerekli. Türkçe'ye çevrilmesi de bir garip zaten adının. Sonuç olarak kitabın kötü olmasını kabullenebilirim. Yazar almış yazmış yani ne yapayım illa her kötü içerik üreteni yerden yere mi vuracağız. Kötüler olacak ki iyiler parlasın. Ama bu kadar okunmasını ve bahsedilmesini kabullenemem. 5/10