Yerdeniz serisinin ikinci kitabı ve gene ilk kitabı gibi akıcı ve ilgi çekiciydi. Okurken hiç sıkılmadan kendimi dünyaya kaptırarak okudum. Atuan Mezarları Rahibesi Ahra'nın yani Yutulmuş'un (diğer adıyla Tenar'ın) hikayesine tanıklık ediyoruz ve Çevik Atmaca'mız olaya biraz geç ama sakince giriyor. Yerdeniz'in karanlık dünyasını bu kitapta da derinden hissediyoruz. Türkiye'de bence hakettiği değeri görmüyor, bu seriyi kimse bilmiyor ama yurtdışında gayet okunan bir kitap. 10/10
Değeri yeterince görülmemiş bir kitap. Adeta parlayan bir inci. Ama sadece kazıyıp ışıltıya ulaşmak isteyenlerin görebileceği bir inci. Fakir Baykurt'un ölmeden hemen önce yazdığı ve sonunu kızı Işık Baykurt'un derlediği kitap. Mustafa Güzelgöz isimli bir Nevşehir Ürgüp'lünün "köye kitaplık kurmak, çöle çeşme kurmaya benzer" felsefesiyle yola çıktığı macerasını, eşeği üzerinde köylere kitap götürmesini ve maalesef ki gerçeklerle, siyasetle, iki yüzlü politikayla yüzleştiği macerasını anlatıyor. Dimitrios isimli bir Yunan'ın etrafında şekillenen olay Yunanistan Larisa'dan Türkiye Ürgüp'e uzanan yolcuğu ve memleket hasretini anlatıyor. Aslında tüm insanların aynı olduğunu, barışın gerekli olduğunu, sınırların gerçek değil, politik sınırlar olduğunu söylüyor. Görüşleri doğru veya yanlıştır ama kafa yapısı olarak, düşünce yapısı olarak Fakir Baykurt'u kendime çok yakın buldum. Refik Başaran diye bir şarkıcının var olduğunu öğrendim ve keşke Nevşehir'e gitmeden önce bu kitapla tanışsaydım dedim. O yerler artık daha anlam yüklü yerler oldu gözümde. Anadolu'yu, Kapadokya'yı gelin bir de bu kitaptan okuyun. 10/10