2 günlük bir okuma süreci sonrası Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabı ilk başta beni şaşırttı. Çünkü kurgu bir kitap olduğunu zannediyordum ama öyle değilmiş. Finlandiya'nın eski adıyla Suomi'nin tarihini anlatıyor. Halkının nasıl dönemlerden geçerek bu zamanki refahına ulaştığını anlatıyor. Yazar Grigori Petrov çok sağlam analizlerde bulunmuş. Atatürk'ün neden bu kitabı tavsiye ettiğini daha ilk sayfalarda anladım. Özellikle Türkiye'de okunması gereken bir kitap. Kalıpları yıkmamız gerektiğini anlatan bir kitap. Her türlü mesleği icra eden herkesin okuması gereken bir kitap. Atatürk'ün bazı ünlü sözlerinin de ilham kaynağının bu kitap olduğu belli. 9/10
Bu tür felsefik kitapları yorumlamak gerçekten zor. Yazarın olaya hangi açıdan yaklaştığı, amacının ne olduğunu ve bu amaca giderken seçeceği yolun ne olacağı, tamamen yazara ait. Farabi'nin bu kitabı sandığım gibi okuyanı böyle dine, islama boğmuyor. Anlaşılır bir dille yazılmış ve kitabı Toplum Sözleşmesi'ne çok benzettim. Birbirlerinin farklı versiyonları gibi. Şöyle bir şey var ayrıca. Mutluluğun Kazanılması içeriği ile bağlantılı bir isim gibi gelmedi bana. Doğrudan mutlulukla alakalı bir fikir yok içerisinde. Dolaylı yoldan ulaşmaya çalışmış herhalde Farabi olaya. Felsefe için, mantık için okunabilir. Tabi böyle kitaplarda dediğim gibi belki de yazarın düşüncesi yanlış? Belki daha doğru gerçekler var bilemeyiz. 8/10
Mustafa Kutlu'dan okuduğum ilk kitap yazarın tatlı, nazik bir dili var. Okuyucuyu yormayan. Normalde yazarlara kitapları bu kadar uzatmayın derim ama bu kitapta uzat lütfen dedim. Olaylara hiç yoğunlaşmıyor yazar. Anlatıp geçiyor. Okuması kolaydı ama kitabın ana konusu tam olarak şudur diyemem. Kısaca özetlemem gerekirse: "Bir insanın iç dünyasına bakış, yalnızlık ve sonunda ölüm."