Elif

Puan vermedi·432 syf.·
2021 35. kitabı
Kurgu ve gerçeklik ancak bu kadar uyum sağlayabilirdi. Bir yandan kişilerle ilgili bilgi sahibi olurken diğer taraftan farklı duygular içinde oluyorsunuz..Nietzsche'nin ümitsizliğinde, kelimelerinde kendinizi görüyorsunuz. Hakkında bir çok inceleme yazılan bir kitabı tabiki anlatacak değilim. Güzel kitap kaç kere okudum bilmiyorum ama her okumam da farklı şeyler öğretti diyebilirim.
1000Kitap
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Elif
Favori başucu kitabım, müthiş bir yapıt.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mimarinin evrilimi
9/10
·545 syf.··
2025 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2025 08:58
·
15.yya kadar insanların duygu ve düşüncelerini ifade etmede yalnızca mimari etkiliydi. Hint, Mısır,Roma’da daha çok (hatta yalnızca) teokrasi ve din adamları sembolleri hakimdi. Fenike, Yunan, Gotik mimarisinde ise özgürlük,halk ve insan konuları işleniyordu. Mimaride insanların tüm düşünceleri anıtlara dönüştürülüyordu. Dönüşmeyen tek bir düşünce bile yoktu. 15.yydan sonra bu mimarinin yerini matbaa almaya başladı. Bir çığ, bir yıkım mimariyi yok edebilirdi. Ancak kitaplar sayesinde aktarımlar süreklilikten ölümsüzlüğe dönüştü. Daha kolay aktarılması, taşınması ve saklanması sebebiyle kitaplar artık mimarinin yerini almaya başladı. Böylece diğer sanat dallarında da dönüşümler olmuştur. İşlemecelik;heykelciliğe, minyatür;resme, ayin ilahileri; müziğe dönüşür. Mimari adeta İskender’in ölümüyle her biri kendi krallığını ilan eden vilayetlerden oluşan bir imparatorluğa benzer.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Elif
Yani mimari değiştiğinde ölümsüzleştirken bir yandan eşsizliğini de yitirmeye başlar.
Öğütler Kitabı
8/10
·335 syf.··
2024 100. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2024 07:27
·
“İnsanlara hiçbir şey verme en iyisi mi al onlardan. İlla bir şey vereceksen de sadaka ver ama onun için de dilenmelerini bekle.” Dedi kahin Zerdüşte. Zerdüşt insanlığa gönderilen bir çağırıydı, bir üstinsan, bir gelecek, bir peygamber. Tüm insanlığa sesleniyordu, iyiyi ve kötüyü anlatmak istiyordu, ancak insanlar onu anlayabilecek bilişe sahip değillerdi, zerdüşt topladı onları seslendi anlattı çocuğa anlatır gibi ama insanlar anlamıyordu gerçek mutluluğu. “Eğer uçmayı öğrenemiyorsanız, daha hızlı düşmeyi öğrenin diyor.” Bir yerden çıkamıyorsanız daha çok batın! Zerdüşt kendisini mağarasına kapatmak istedi, orda hayvanlarıyla yaşamak istedi, eşek bile daha iyi anlıyordu onu çünkü, yılanı ve kartalı. Zerdüşt anlatıyordu anlatıyordu ama acaba gerçekten anlaşılmak mı istiyordu? Yardımcı olmak mı? Yoksa “üstinsan” olarak kendini ilan etmek mi? Böyle söyledi zerdüşt.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Elif
Niçeyi yalomun kaleminden okurken hayran kaldım zihnine beynine hala beynini seviyorum ancak bu kitap nasıl desem… Niçe çok iyi bir filozof, ona göre ne yaratan var ne yaratılan sadece evren var ve doğurdukları. Bu kitap halka sesleniş tarzı yazılmış, insanları çağırıyor sürekli ama bir yandan da onu anlamadıklarından yakınıp duruyor asla kimse onu anlamıyor çünkü aslında kimseye bir şey anlatmıyor. Çok tuhaf bir kitaptı birinin size 24 saat nasihat verdiğini ve sürekli olmuyor anlamıyorsun dediğini düşünün. Yordu mu yordu, ama Niçeyi yine de seviyorum sadece kitap yazmasın öylece konuşsun dinleyim diyorum o kadar puanım 8/10 çünkü içinde gerçekten çok iyi hayat dersleri vardı bunları es geçemem
Normal insan, dengesiz insandır. Çünkü insan, ateş üstünde duran su dolu bir kazana benzer. Nasıl içindeki su kaynayınca kazanın kapağı atarsa, makinelerin buhar kazanlarına da artık buğu dışarı fışkırsın diye supap yapmışlardır. Buğunun artığı dışarı fışkırır delikten, kazandaki buğu da gerektiği kadar kalır, yani dengede durur. Yoksa kazan patlar. İnsan da böyle işte… Kızınca, duygulanınca, üzülünce, acılanınca, insan içinden bir şey boşaltacak ki, patlamasın da dengesi yerine gelsin. Ee nasıl içini fışkırtacak? Nasıl kazanın supabı varsa, insanın da bir tahtası eksik olacak ki, buradan dışarıya su koyuversin… Bu yüzden işte, dengeli insan bir tahtası eksik insan demektir. O normal denilen tahtası eksik olamayanlar, günün birinde birden patlayıp bombok olur, bir daha da onarılmazlar.
Elif
Akıllı olarak bu dünyanın kahrı çekilmez zaten.