Hırsla çakarım kibriti,
İlk nefeste yarılanır cıgaram,
Bir duman, kendimi öldüresiye.
Biliyorum, "sen de mi?" diyeceksin,
Ama akşam erken iniyor mahpusaneye.
Ve dışarda delikanlı bir bahar,
Seviyorum seni,
Çıldırasıya
Bazı kitaplara edebî dilden veya etkileyecilikten ziyade amacına ulaşıp ulaşamadığı şeklinde bakarım. Eser günümüzde de yaşayan faşizm, sansür, diktatörlük gibi kavramlara metafor kurarak değiniyor. Değinmekle kalmayıp aslında yaşadığımız hayatın ne kadar iğrenç ve tutsaklık altında olduğunu bizzat "kitap " ve "okumak" fikri üzerinden veriyor. Kitabı okurken kitap ve okumanın insanlık için ne derece önemli olduğunu anlıyoruz. 1984 gibi Büyük Birader'in evimiz,ilişkimiz ve ruhumuza kadar her yeri kontrol ettiği gerçeğini mükemmel bir sunumla önümüze koyuyor. Şiddetle tavsiye ediyorum. Filmini birçok eleştirmen beğenmemişti ama kitaptan sonra filmi de izleyin derim. Fahrenheit 451 insanlığı uyarıyor. Herkes kendi ülkesinden pay biçsin diyor.
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında
Yanlış adreslerdeydik, kimliksizdik belki
sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün ışıklar
Biz mi yalnızdık, durmadan yağmur yağardı
üşür müydük nar çiçekleri ürperirken