Kitap çok küçükken anne ve babasını kaybeden Küçük Ağaç'ın büyükanne ve büyükbabasının yanında geçirdiği zamanları anlatıyor.
Küçük Ağaç'ın büyükbabası diğer Kızılderililer gibi doğa ile iç içe yaşayan, doğadaki canlılara değer veren bir insan. Büyükbaba köpeklerinin av sırasında neler yapacağından ağaçların, kuşların sesininin ne ifade ettiğine kadar pek çok şeyi anlayabilen deneyimli bir kişi.
Büyükanne ise Küçük Ağaç'a kitaplar okuyup onun eğitimine önem veren bir kişi. Küçük ağaç bu konuda şanslı çünkü gerek sayı saymayı gerekse yeni kelimeler öğrenmeyi ebeveynlerinin sevgi dolu atmosferinde başarabiliyor.
Kitap Forrest Carter'ın kendi hayatından izler taşıyan bir eser. Yerli halkın Beyaz Adam tarafından topraklarından edilmesi eleştiriliyor. Bu anlamda yazarın deneyimleri doğrultusunda Yerli Halkın geçirdiği zor zamanları anlamak mümkün.
Bir öğretmen adayı olarak ise kitapta eğitime dair önemli detaylar mevcut olduğunu düşünüyorum. Sevgi dolu ve hoşgörülü bir ortamda Küçük Ağaç doğayı tanıyor, deneyimleyerek pek çok şey öğreniyor.
Bu güzel ortamı hissedebilmek güzeldi. Uzun doğa tasvirleri insanı mutlu ediyor.
Kısacası bir çocuğun gözünden doğayla iç içe bir yaşamı keşfedebilmek beni mutlu etti. Okumanızı tavsiye ederim.