Siz yakında gideceksiniz, size söyleyebilirim. Hiç akıl hastanesindeki kavgaları gördünüz mü? Görmediniz mi? Ben gördüm. Onlar da sağlıklı insanlar gibi kavga ederler. Anlıyor musunuz, sağlıklı insanlar gibi!
Benekli'den de iyi para kazandık. Onu bir-iki kere değil, tam yirmi kere sattık. Her seferinde geri döndü ve kimse de gelip bizden parasını istemedi. Aslında o parayı biz de istemiyorduk. Hatta onu bizden alıp yanında tutabilen biri çıkarsa iyi para vermeye hazırdık. Ondan kurtulmak istiyorduk ama kimseye de bedavaya veremezdik, şüphe çekerdi. O kadar gösterişli bir köpekti ki alıcı bulmada hiç sıkıntı çekmedik. "Terbiye edilmemiş", diyor, bulduğumuz fiyata sanıyorduk. Yirmi beş dolara indiğimiz de oldu; bir keresinde yüz elli dolara bile sattık. Bu parayı veren adam Benekli'yi şahsen geri getirdiğinde parasını geri almayı reddetti ve bize verdi veriştirdi. Sonra da dedi ki hakkımızda düşündüklerini yüzümüze söylemek için ödediği bu bedel hiç de fazla değilmiş. Adamın sonuna kadar hakkı vardı.
Belki köpeğin de seçme hakkı vardır. Belki onun da istediği ve sevdiği şeyler vardır. Bunu hiç dikkate almıyorsunuz. Ona seçme hakkı tanımıyorsunuz. Onun Alaska yerine Kaliforniya'yı tercih edebileceği hiç aklınıza gelmiyor. Sadece kendi isteklerinizi düşünüyorsunuz. Sanki bir torba patates veya bir balya saman gibi davranıyorsunuz ona.