İthaki Yayınları'ndan çıkan enfes bir öykü kitabı.
Öykülerin büyüsüne fazlası ile inanıyorum.
Okur, her hikayede kendini farklı bir olayın içinde buluyor. Bu durumda gerçekle kurgu arasında gidip geliyoruz.
Kurgulananın okuru etkilemesi de çok önemli. Yazarımız kitabında, bunu fazlası ile başarmış. Öylesine dolu dolu ve öylesine özgün ki yazdıkları.
Hikayelerin her biri çok zekice, esprili, düşündürücü nitelikte. Yalın ve akıcı bir dil kullanmış. İnanılmaz keyif aldım. Hepsi çok çok güzeldi ama benim en 'im "Hokka Divit", "Kül Tablası", "Cevdet'in Kısmeti" oldu.
Sevgili Metin Nart' ın kalemi, gönül rahatlığıyla öncelikle tüm öykü sever kitap dostlarıma tavsiyemdir.
Öykü sevmeyen kitapdostlarıma da bir şans vermesini öneririm.
İşte o an, defalarca kurguladığım vurucu cümleyi hatırlayıp döktüm. “Erhan Bey, o kadar kötü durumdayım ki anlatamam. Hanımın babasından kaldıydı. Boşanmanın eşiğindeyiz. Lütfen, kime sattınız,” dedim Ayla Hanım girdi lafa.
“Kurtarmak için hokka divite kaldıysanız, o evlilik çoktan bitmiştir,” dedi tecrübeli. Beklemiyordum. O âna kadar makul sandığım sebep çöp olmuştu. Baba kız gülmeye başladılar. İlahi çocuk.
Bazı eserleri okursunuz ve rafa kaldırırsınız, bazı eserlerse hep elinizin altındadır açıp bakmak istersiniz, o kısmı yeniden yeniden okumak... Seneler geçse de bir öyküde geçen bir konuşma, ya da