Bu aralar bende alışkanlık haline geldi. Zorlayıcı 200 sayfalık bir ön hazırlık. Ardından 100 sayfalık zemini sağlamlaştırma çalışması ve nihayetinde ardı ardına indirilen zarif, hasar bırakan ve düşündürücü yumruklar.
Yüzyıllar öncesinden gelen ve yüzyıllar sonrasına giden ahmaklığı, acımasızlığı, bilgisizliği, bencilliği ve arkası boş kibri birkaç sayfada bir tekrar tekrar görüyoruz.
Yine yüzyıllar öncesinden gelen ve yüzyıllar sonrasına giden dehayı, sevgiyi, bilgiye duyulan açlığı, fedakarlığı ve özgür özgün ruhları birkaç on sayfada bir görüyoruz.
Karanlık Orman'ı benzerleri arasında yükselten temel faktör bu zıtlıkları anlatmada kullandığı ilk bakışta anlatılması ve anlaşılması zor felsefe.
Hem Üç Cisimlilerin hem de Dünyalıların "İYİ" olmasının bir önemi yok.
Ormanda bilmediğiniz bir varlıkla karşılaştığınız yapacağınız ilk şey karşı taraf saldırmadan önce saldırmaktır. Yoksa avcı değil av olmanın kesin sonucu ile yüzleşmek zorunda kalırsınız. O varlık için de aynı prensipler geçerli. Neyse ki orman ne kadar tehlikeli ve karanlık olursa olsun sevgi ve barıştan yana birkaç varlık hala bulunmakta.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Kısa ve sürükleyici bir kitap. Tek oturuşta bitiyor. Başını okurken bir miktar sıkılsam da ileri bölümler gayet güzel. Üzerine çok daha geniş bir seri oturtulabilirmiş tek kitap yerine.
Sürgün GezegeniUrsula K. Le Guin · İthaki Yayınları · 20164,747 okunma
"Trakya'nın kışı sert olur. Ayazı insanı kurutur. Soluğunu keser. Bu acımasız soğukta üç çift yün çorap giymeme karşın, ayaklarım yine de
üşüyor. Cezaevi duvarları nem içinde. Koğuşlarda soba, kalorifer gibi ısıtıcılar yok. Bulunmuyor. Donuyoruz ."