Kötülük ve iyiliğin bu dünya üzerindeki amansız savaşı, bazen öyle gölgeler yaratır ki, kazananı tayin etmek imkansız hale gelir. Ancak asıl soru, iyiliğin kaybedip kaybetmediği değil, insan ruhunun neyi seçtiğidir. Kötüler her zaman kazanan gibi görünebilir, çünkü onların zaferi yüzeyde parıldar; fakat bu zafer, kalıcı bir ışık değil, geçici bir alevdir. İyiler ise yavaş ve sessiz bir güçle ilerler. Günümüzün karanlık örnekleri, insan ruhunun derinliklerinde taşıdığı umudu tamamen söndüremez. İyilik, ne kadar acı çekerse çeksin, her zaman bir yerlerde yaşamaya devam eder. Çünkü tarih, iyiliği öldürmeye çalışan kötülüğün, eninde sonunda kendi kibirinde kaybolduğunu defalarca göstermiştir.