Alpay Şirin

Alpay Şirin

, bir kitap okudu
7/10
·148 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2023 07:33
·
2023 27. kitabı
Hermann Hesse
8/10 · 47,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Edebiyatta bizi cezbeden yalnızca yabanıl olandır. Yavanlık ise monotonluğun diğer adıdır. Hamlet'te ya da İlyada'da, tüm kutsal kitaplarda ve mitolojide bize coşku veren şey uygarlaşmamış, hür ve yabanıl düşüncenin ta kendisidir ve bu düşünce okullarda öğretilen türden değildir. Nasıl ki yabanördeği evcil olandan daha süratli ve güzelse, düşüncenin yabanıl olanı da düzlüklerin üstünden uçup düşen çiylerin arasından geçerek kanatlarını hızlıca çarpar. Gerçekten sıkı bir kitap, Batı'nın düzlüklerinde ya da Doğu'nun balta girmemiş ormanlarında keşfedilen yabani bir çiçek kadar doğaldır ve umulmadık, anlatılması güç bir zarafete ve kusursuzluğa sahiptir. Deha bir şimşek gibi çakarak karanlığı aydınlatır; gün gelir karanlığın mabedini bile tuzla buz edebilir ve o asla, insan soyunun ocağında sönmeye yüz tutmuş zayıf bir alev parçası değildir.
Sayfa 37 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Bir şey dışarıdan bakıldığında ne kadar kasvetliyse ruhum o kadar coşar. Bana okyanustan, çölden ya da yaban doğadan haber verin! Çölde nemin ve bereketli toprağın eksikliğini, temiz hava ve ıssızlık giderir. Gezgin Burton bu konuyla ilgili şunu söylüyor: "Çölde maneviyatınız güçlenir; samimi, candan, misafirperver ve kararlı birine dönüşüverirsiniz... Alkollü içkilerse sadece tiksinti uyandırır. O hayvani varoluş ince bir haz verir." Tatar steplerinde uzun yollara düşmüş olanlar der ki: "İşlenmiş topraklara yeniden adım attığımızda medeniyetin çalkantısı, bulanıklığı ve kargaşası içimizi daraltıp bizi bunalttı; havası boğucuydu, öyle ki her an nefesimiz kesilecekmiş gibi hissettik." Kendimi canlandıracağım zaman en karanlık, en sık ağaçlı ve en sonu gelmez ormanı arar, yönümü sıradan bir yurttaşa en kasvetli görünen bataklık bir alana çeviririm. Bir bataklığa kutsal bir yermiş, bir sanctum sanctorum'muş gibi girerim. Doğanın gücü de omuriliği de orasıdır. Yabani ormanın kucakladığı bakir toprak, insanlar için de ağaçlar için de şifadır. İnsanın tarlası nasıl gübreye muhtaçsa, sağlığı için de kırlar, çayırlar bir ihtiyaçtır. Onu besleyecek güçlü besinler oradadır. Bir kasabayı koruyan, içinde yaşayan erdemli insanlardan ziyade onu çevreleyen ormanlar ve bataklıklardır. Bir kasabanın topraklarının üstünde yabani bir orman dalga dalga salınıp altında başka bir yabani orman çürüyorsa, o topraklarda sadece mısır ve patates değil gelecek çağların şairleri ve filozofları da yetişir. Homeros, Konfüçyus, ve diğerleri işte böyle toprakların ürünüdürler ve keçiboynuzu ve yaban balı yiyen reformcu böyle bir yaban doğadan gelmiştir.
Sayfa 35 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Doğu'ya insanoğlunun attığı adımların izini sürüp tarihi kavramak, sanat ve edebiyat eserlerini incelemek için gideriz; Batı'ya ise girişim ve serüven ruhuyla atılır, yüzümüzü geleceğe döneriz. Atlantik bir nevi Lethe Nehri'dir, oradan geçerken Eski Dünya'yı ve onun kurumlarını arkamızda bırakma imkânı yakalamış oluruz. Diyelim ki ilkinde başarısız olduk, Styx kıyılarına varmadan insanoğlu bir şans daha buluverir belki de kim bilir; diğerinin üç katı genişliğindeki Pasifik Lethe'si bu şansın ta kendisidir.
Sayfa 25 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Şu anda bu yörede en gezip görülesi yerlerin çoğu özel mülk değildir; tabiatın bir sahibi yok ve dolayısıyla yürüyüşçü de göreli özgürlüğün tadını çıkarabilir. Ancak muhtemelen, öyle günler gelecek ki doğa, üç-beş seçkinin ayrıcalıklı vakit geçirebileceği sözüm ona keyif alanlarına bölünecek; çitler artacak ve insanları umumi yollara hapsedecek başka mekanizmalar geliştirilecek, sonra bir de bakmışsınız ki Tanrı'nın toprakları üzerinde yürümek beyefendilerin hanelerini işgal etmek anlamına gelmiş. Halbuki bir şeyden münhasıran keyif almak demek, kendini asıl hazdan mahrum bırakmak demektir. O halde, kötü günler henüz gelmemişken elimizdeki olanakları değerlendirelim.
Sayfa 23 - Can Sanat Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat