Alpay Şirin

Annem ben bildim bileli şişmandı. Hipofiz bezimdeki kusuru veya insanı şişmanlatan neyse onu ondan miras aldığım su götürmez. İrice bir kadındı annem; babamdan biraz daha uzun, saçları onunkinden epey daha açık renkliydi ve siyah giymeyi severdi. Pazarları hariç onu önlüksüz hiç hatırlamıyorum. Yemek pişirmediği bir zaman sanki hiç yoktu; abartıyorum tabii ama yine de bunda bir gerçeklik payı var. Yeterince uzak bir zamana dönüp baktığınızda insanlar sanki hep onlara tahsis edilmiş bir yere ve belirli bir tavra sıkışmış gibidirler. Size hep aynı şeyi yapıyorlarmış gibi gelir. Nasıl ki babamı hep tezgâhın gerisinde saçı başı un içinde oturur, dudaklarında nemlendirdiği bir kurşunkalem artığıyla hesaplar yaparken ve hayalete benzer beyaz sakalıyla Ezekiel Amcamı gerinip ellerini meşin önlüğüne vururken hatırlıyorsam, aynı şekilde annemi de mutfak masasında, kolları dirseğine kadar una bulanmış olarak bir hamur parçasını yoğururken düşünüyorum.
Sayfa 56 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Geçmiş
Reklam
Geçmiş tuhaf şey. Hep yanınızda taşıyorsunuz. Bana öyle geliyor ki on, yirmi yıl önce olmuş şeyleri düşünmeden geçirdiğiniz bir saat bile yoktur; ama yine de çoğu zaman geçmişin, bir tarih kitabındaki bir sürü bilgi gibi, öğrendiğiniz bir olgular kümesinden ibaret kalması dışında bir gerçekliği olmuyor. Derken rastgele bir görüntü, ses veya koku ama özellikle de koku sizi bir anda alıp götürüyor ve o zaman da geçmişi hatırlamakla kalmıyor, içine giriyorsunuz.
Sayfa 37 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Geçmiş
Tez her şeyi bildiğinizi göstermeye değil, çalışmanın başında ortaya koyduğunuz bir hipotezi kanıtlamaya yarar.
Sayfa 226 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Herkes bize bir şey öğretebilir. belki şu anki başarılı konumumuzu bizim kadar başarılı olmayan birilerinin bize bir şeyler öğretmesini sağlayarak elde etmişizdir. Ya da bize hiç de başarılı gözükmeyen birilerinin gizli başarıları vardır. Dahası benim için başarılı biri sizin için başarılı olmayabilir. Aslolan şudur: Bizden ideolojik olarak çok uzak bir yerde duran bir yazarın konuyu çok farklı biçimde düşündüğünü bilsek de, herkesi saygıyla dinlemek gerekir. Ayrıca karşıt düşüncedekilerin en ateşlisi bile bize bazı fikirler fısıldayabilir. Her şey zamana, mevsime, günün hangi saati olduğuna bağlı. Belki Baştahip Vallet'yi, onu bulduğum zamandan bir yıl önce okumuş olsaydım o fikri yakalamış olmayacaktım. Kim bilir benden çok daha yetenekli kaç kişi aynı kitabı ilginç hiçbir şey bulmadan okudu geçti. Bu olaydan öğrendiğim şey şu: Eğer araştırma yapmak istiyorsanız ilkesel olarak hiçbir kaynağı küçümsememeniz gerekir. İşte benim bilimsel mütevazılık dediğim şey bu. Belki de ikiyüzlü bir tanımdır çünkü ardında gurur da saklıyor, ama kendinize ahlaki sorunlar üretmeyin: Gurur ya da mütevazılık, her neyse artık, bunu deneyin.
Sayfa 218 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Çok ileri gitmekten korkmayın. Geri adım atmak için daima zamanınız olacaktır.
Sayfa 179 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam