"Uzun soluklu hükümetler eninde sonunda aristokratik formlara meyletmeye başlar. Tarihte bunun aksi görülmemiştir. Hükümet aristokrasiye meylettikçe, egemen sınıfın çıkarlarına giderek daha çok hizmet eder ... bu sınıf ister soylu ailelerden oluşsun, ister finans imparatorluklarının oligarklarından, ister kök salmış bürokratlardan.
[Yinelenen Fenomen Olarak Siyaset: Bene Gesserit Eğitim Rehberi]
"Muad'Dib'in bir keresinde, iki taşın arasında büyümeye çalışan yabani bir ot gördüğü ve taşlardan birini kaldırdığı söylenir. Daha sonra, otun serpilmeye başladığını görünce, diğer taşı alıp bitkinin üstüne koymuş. "Onun kaderi buydu," diye açıklamış.
[Tefsirler]
"Evren sadece vardır, o kadar; bir Fremen'in evrene bakıp da aklına mukayyet olabilmesinin tek yolu böyle düşünmesidir. Evren ne tehdit eder ne de vaatlerde bulunur. Evrende etkimiz dışında gerçekleşen olaylar olur: Bir göktaşının düşmesi, bir baharat püskürtüsünün gerçekleşmesi, giderek yaşlanmak ve ölmek gibi. Bunlar bu evrenin gerçekleridir ve hisleriniz ne olursa olsun, onlarla yüzleşrnek zorundasınızdır. Böyle gerçekleri sözlerle savuşturamazsınız. Size kendi tarzlarıyla, konuşmaksızın gelirler ve işte o zaman, o zaman "hayat ve ölüm" ne demekmiş anlarsınız. Bunu anlayınca da mutlu olursunuz."
[Muad'Dib'in Fedaykinlerine Sözleri]
"Dışarıda bir hayat olduğunu düşünüyorum ama orada da pek bir şey olmuyor. En azından benim için. Başkaları için belki bir şeyler oluyordur, bu mümkün ama beni ilgilendirmiyor artık."
"Ruhumu bir boşluk kapladı. Bıkmıştım, hiçbir şey istemiyordum.
Tek bir isteğim vardı: Gitmek, yürümek ya da ölmek, umrumda değildi. Uzaklaşmak istiyordum, kaybolmak, ormanda ve bulutlarda eriyip gitmek, hatırlamamak , unutmak, unutmak.."