Evet kitap 3 bölümden oluşuyor. Fakat ilk bölümü o kadar boş geldi ki zorla devam ettim. Tam kaptırıyorum kendimi ama sönüyor kitap. Olaylar çok yoğun hızlıca geçiyor ancak karakterler silik kalmış sanki.
Ayrıca hangi genç yaşadığı sıradan hayatı bırakıp evini ailesini terk eder ki? Hadi diyelim evden kaçtı gençler 3-5 gün serserilik eder evine geri döner! Kolay mı öyle yurt dışına kaçıp soyguncu, tecavuzcu, uyuşturucu taciri olmak, katil olmak... çok zeki olsa veya psikolojisi bozuk dahi olsa sıradan insan işi mi bunlar, sanki oldu bitti karanlık dünyalara doğmuş oralarda büyümüş gibi yaşayabilmek, yıllarca kurda kuşa yem olmamak.... Yani bazı noktalarda bütünlük yok kitapta, gereksiz boşluklar bırakılmış.
Ayrıca Kinyas sıradan hayatına dönerken Kayraya ne oldu öyle? Tıktı kendini karanlık odaya. O nasıl bi son öyle?
Sonuç olarak bana çok dağılmış da toparlayamamış bi kitap gibi geldi. Dolayısıyla okuması da yordu. Açıkçası birilerine tavsiye edeceğim kitaplar arasına koyamam bu kitabı. Ancak her şeye ragmen bazı aykırı cümleleri hoşuma gitti:
" hatalı bir üretim olarak, yaşamak her zaman kolay olmadı ama her insandan daha özgür oldum. Kendi varlığımı bile reddettim."
Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar.
Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin, kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının amaçlanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir insana bırakışınım bir yan ürünü olarak oluşmalıdır.
Mutluluğun kendiliğinden olması gerekir, aynı şey başarı için de geçerlidir: Ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz gerekir.
Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden geleni yapmanızı istiyorum. O zaman, uzun vadede -uzun vadede diyorum!- başarı sizin peşinizden gelecektir, çünkü başaıyı düşünmeyi unutmuşsunuzdur.