“Cesedimin yakılıp küllerinin savrulmasına karar vermemiş olsaydım, aşağıdaki ifadeyi mermer bir mezar taşı üzerinde kitabe olarak kullanabilirdim: ‘Tony Webster, Hiç Bir Zaman Anlamadı’. Ama bu çok melodramatik, hatta kendine acıma dolu kaçardı. Peki: ‘Şimdi Tek Başına’ ifadesi nasıldı? Bu daha iyi, daha doğru olurdu. Ya da belki şu ifadeyi benimserdim: ‘Her Gün Pazar’.”
“…her şeyi yeni baştan yaşamaya hazır hissettim kendimi. Bu büyük öfke beni kötülüklerden arındırmış, umudu içimden boşaltmış gibi, işaretler ve yıldızlarla dolu bu gecenin önünde kendimi ilk kez dünyanın tatlı kayıtsızlığına açıyordum.”
“Kitaplar benim için bir yuva, onlar birer kapı.. aynı zamanda içlerinde bir sıcaklık da vardır, bir soba. Elime bir kitap alıp oturunca ısınırım. Bunu o ön basamaklarda geçirdiğim serin gecelerden biliyorum.”