“ Assef’e ‘ağa’ demişti; kısacık bir an, toplumsal sıralamadaki yerini beynine böylesine kazıyarak, onu bir an olsun aklından çıkarmayacak biçimde özümseyerek yaşamanın nasıl bir şey olduğunu merak ettim.”
“Ağzımda acı bir tat vardı, geri dönüşü olmayan bir mazinin tadı..
Buralardan çekip gittiğimizde tozun üzerindeki ayak izlerimizi bir rüzgâr süpürüp götürecekse yaşamanın ne anlamı vardı?”