*Bir sosyal, politik mesaj nasıl edebi kalıplara, kılığa sokulur?
*Angaje bir yazarlıkla, sanatkarlık nasıl birleştirilebilir?
*Çekilen acı ve eziyet nasıl edebi olarak biçimlendirilip, stilize edilebilir?
neden, diye sormuştu deleuze, her aşk, her yaşantı, her olay bizi yaralıyor, paramparça ediyor? ''neden bütün olaylar hep bir salgın, savaş, yaralanma ya da ölüm türünden?'' hiçbir zaman olaya eşitlenemiyoruz, diyordu deleuze - hep ya çok erkeniz ya da çok geç kalıyoruz; ya çok aceleciyiz ya çok pasif, ya çok ilerdeyiz ya erişemeyecek denli uzakta. ya şu: ''bana çok zayıf, kırılgan gelen hayatım, kayıp gidiyor elimden''; ya da bu: ''hayata karşı zayıf olan ben kendimim, beni altüst eden, benimle hiçbir alakası olmayan biricik şeylerini ortalığa döküp saçan hayat
"Insan bir bilmecedir. Bu bilmecenin çözülmesi gerekir, bütün hayatını bunu çözmeye harcarsan, sakin hayatını boşa harcadığını söyleme; ben bu bilmeceyle ilgileniyorum, çünkü ben insan olmak istiyorum. "
Akıl ve inanç terazisinde her konuya şüpheci yaklaşan akıcı dille yazılmış bir kitaptı. Düşünmek için çerçeveler çizerek okuyanı yeni sorulara ve araştırmalara itecektir.