Önceki bölümlerde ayrı başlıklar hâlinde tartışılan süreçler aslında birbirlerine geçişmiş olgulardır. Kusurlu ana-baba tutumları sonucu bazı insanlar yetişkin yaşam için gerekli davranışları yeterince öğrenemezler. Engellenmiş olmanın yarattığı düşmanlığı denetleme güçlüğü, kişinin diğer insanlar karşısında korku ve değersizlik duyguları yaşamasına neden olur. Bu duygulardan kurtulabilmek için geliştirilen başarısız yöntemler, kişinin kendisini yalnız ve çaresiz hissetmesine, diğer insanlarla ilişkilerinde sevgi yerine güvenlik sağlamaya yönelik amaçların egemen olmasına neden olur ve yetersizlik duygularına sürekli bir kaygı eşlik eder. Ancak asıl önemli olan, bu duygu ve davranışların bir kısır döngüye dönüşmesi ve kişinin farklı insanlarla ilişkilerinde ve farklı durumlarda sürekli aynı yanlışlara düşmesidir.
Kadın-erkek ilişkilerindeki sorunların gerisinde, kadın ve erkeğin geçmişte birbirleriyle arkadaş olabilmelerini engelleyen geleneksel bir yapının varlığı söz konusudur. Gerçi bu yapı, kadın-erkek ilişkilerinde bir rol kargaşasını önlemiştir, ama kadın kadınlar dünyasında, erkek erkekler dünyasında ilişkilerini sürdürdükçe iki tarafın birbirlerinin kendine özgü dünyalarını tanıma olanakları kısıtlanmıştır. Bunun sonucu geleneksel ailede eşlerin her biri, diğerinin kendisini nasıl algıladığını bildiği sanısındadır. Genellikle yanlışlarla dolu olan bu varsayımların geçerliliğini araştırma zahmetine de girişilmez. Sorunlar da eşlerden birinin diğerinin ne düşünmekte olduğunu gerçekten bildiğini sanması ve davranışlarını bu varsayıma göre ayarlamasından kaynaklanır. İlginç olan yön de diğer eşin, aslında düşünceleri öyle olmadığı halde, kendisine mal edilen düşünceler doğrultusunda davranmasıdır. Bu kopukluklar iletişimin kurulamamasından değil, yanlış kullanılmasından kaynaklanır. Eşler içlerinden geldiğince duygusal tepki davranışları verecekleri yerde, daha az tehlikeli buldukları konuşma yolunu seçerler. Ancak, eşlerin söyledikleri ile yaptıklarının birbirinden farklı olması iletişimi bozduğundan ilişki kopukluğu da kaçınılmaz bir sonuç olur.