Genelde zihin üzerine ne kadar az kontrolümüz olduğunu fark etmeyiz çünkü alışkanlıklar psişik enerji o kadar iyi yönlendirir ki düşünceler pürüzsüz biçimde birbirini takip ediyormuş gibi görünür.
Askerde koskoca arazinin otunu günlerce elimizde oyuncak kürek gibi küçük aletle kazmıştık.. Bu durumda "Askeriye" psikolojik bir sanat merkezidir diyebilir miyiz hocam ...? 🙂
“Psikolojik sanat merkezi” tanımlaması farklı bir tanımlama olmuş 🙂 Akış konusuyla ilgili alıntıyı okurken aklınıza sizi baya uğraştırdığınızı söylediğiniz askerlik anınız gelmiş. Bunun üzerine düşününce, anınızın akış. sanat ve psikoloji ile nasıl bir bağlantı var sizce ?
Mükemmel insan yoktur, mükemmel olmadığının farkında olan fakat karşıdaki kişinin mükemmel olarak düşündüğü ve yüzden aşağılık psikolojisine giren kişisel gelişimini tamamlayamamış insanlar vardır. Ana nokta şu, kendini geliştirmiş birey uyandırmaz bu aşağılık duygusunu kişinin kendisiyle ilgili bir sorunudur. Hiçbir yerde, hiçbir koşulda aşağılık hissetmeyecek kadar geliştirmeli kişi kendini, öz benliği ile barışık ve bütün farklılıklara rağmen güçlü durabilmesi gerekir ki bu da üst insan farkındalığıdır.
Bringing cognizance to the realm of feeling has an effect something like the impact of an observer at the quantum level in physics, altering what is being observed.
Bilinci duygu alanına getirmek, fizikteki kuantum seviyesinde bir gözlemcinin etkisine benzer bir etkiye sahiptir, gözlemlenen şeyi değiştirir.