SUSMAZ kim sus dese de beynimdeki tanıdıklarım.
Kalmaz damarımda asaletten yoksun varolamamışlar.
El ver anlatsın yüreğim ısıtabilirsen.
Bir ben varım ,ben yoksam sen kimsin zaten.
Halk arasında kullanılan bir deyim ve muhtemelen bir çoğumuz hayatımızda bir kez olsun duymuşuzdur ama duymayanlar için anlamı biraz açıyorum:El vermek,bazı doğaüstü güçlere sahip insanların ellerindeki gücü sıradan insanlara devretmesi ya da o insanlarael vererek onları bu güçleri kullanma doğrultusunda vazifelendirmesi demektir.Bu güçlere aslında hepimiz sahibiz, lakin açığa çıkarmak için kafamıza bir saksının düşmesini bekler gibiyiz. Kimse kimseden elini çekmesin lütfen, hepimiz birbirimize görünmeyen bağlarla bağlıyız ve zincire dahil olduğunuzda yaptığınız bir iyilikle el verecek ve bunun on mislini geri alacaksınız. Hayatınızdaki mucizelere hazır olun, lütfen buna inanın ve lütfen bir kez olsun bir adım atarak deli saçması denen bir şeyi "evet ben deliyim" deyip deneyin. Ne kaybedersiniz? Ya KAZANÇLARINIZ?
Ne sen, insanlıkla ilgisi bulunmayan savcı, ne namusundan şüphe ettiğim siz polisler, ne yalancı tanıklıkla özgürlüğünü değiş-tokuş eden sefil Polein, ne iddia makamının görüşünü ve olayları yorumlayış şeklini benimseyecek kadar alçalan jüri üyeleri, “İnsan Yiyen”e lâyık ortaklar olan mubassırlar… Kimse, hiç biriniz ne kalın duvarlar ne de Atlantik üzerindeki bu yitik adanın uzaklığı, maddî ve manevî hiç bir şey, yıldızlara doğru yükseldiğimde yolculuğumun pembeyle renklenen mutluluğunu bozabilir.
Meksika'nın neresinde olduğumu bile bilmiyordum. Fakat burası her neresi olursa olsun, benim gibi genç bir kadının tek başına ABD'ye dönüş yolunu bulmasının kolay olmayacağını biliyordum.