Demokrasi diyaloğa dayanan “çoğulcu” bir sistemdir. Bir sistemin demokratik nitelik taşıyıp taşımadığının ölçüsü, düşünce açıklama özgürlüğüne sınır getirip getirmediğine bağlıdır.
“Bugüne kadar insan cemiyetinin tarihi, sınıfların kavgaları tarihidir. Serbest insan ve esir, havas ve avam, asil ve memlûk, usta ve çırak, bir kelimeyle: ezenler ve ezilenler nihayet bulmaz bir münazaada birbirine karşı göğüs gererek bazen el altından, bazen açıktan açığa fasılasız bir mücadeleyi devam ettirdiler. Bu mücadele bazen bütün cemiyetin inkılabî bir tarzda karmakarışık olmasıyla, bazen de karşı karşıya gelen iki sınıfın mahvıyle neticelenirdi...”
Evet, hayat tuhaf bir şey, diye düşündü ve masmavi gökyüzüne baktı. Her yeni gün yeni şeyler getiriyordu. Hayat bu harika mavilikteki gökyüzü gibiydi. İnsan ne zaman havanın kararıp karın yağacağını bilemiyordu. Onun için her güzel anın tadını çıkarmak gerekiyordu. Yarın çok geç olabilirdi. Bunu bir mezarcıdan daha iyi kim bilebilirdi ki?