On sekiz yaşını yeni bitiren Alex üç yıl içerisinde başına gelen onca olay sonrasında kendini yaşlı hisseder. Artık hayata başka gözlerle bakmanın ve yetişkin olmanın sırası gelmiştir. Yazar gençliği romanda şu şekilde tasvir eder: “Gençlik, gençliğini yapacaktır. Ama gençlik hayvanlar gibi davranmaktır. Hayır, tam olarak hayvanlar gibi değil de, daha çok şu küçük oyuncaklar gibi davranmaktır. Hani sokaklarda satarlar ya, içinde mekanizması, dışında da anahtarı olan küçük teneke adamlar vardır, anahtarını gır gır kurarsın, bırakırsın yürür gider ya kardeşlerim. Ama düz çizgide gider ve tabi bir şeylere toslar, düz gider tostos toslar, yaptığından vazgeçmez. İşte genç olmak, bu küçük makineler gibi olmaktır.”
Yazar, "Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum…”der. Makineleşmiş insanı hepimizin zihninde yaratarak, okuyucusunu sorgulamaya yönlendiren yazarın, romanının birçok dile çevrilerek kült bir roman haline gelmesi aslında çok daha fazlasını yaptığının bir ispatıdır…
Her dönemde gençliğin ne yazık ki bir önceki nesille benzer hataları yaptığını ve bundan sonraki nesillerin de ders almadan aynı yollardan geçeceğini ironik bir dille anlatan roman, okuyucuyu sarsarak başka bir dünyadan okuyucusuna göz kırpıyor ve şöyle diyor:
Tüm kötülükler bu dünyada!