Akıcı, etkileyici ve düşündürücü bir roman... Kitabı elime aldım ve bir daha bırakamadım. Hem sade hem de çok derin bir anlatımı var. Bir ada hikayesi okurken, aslında toplumu, siyaseti ve insan doğasını sorguluyorsun.
Eğer bir oturuşta okuyacağın, ama üzerinde uzun süre düşüneceğin bir kitap arıyorsan, Son Ada kesinlikle seni etkileyecek. Bittiğinde hem doğaya hem de insan ilişkilerine başka bir gözle bakıyorsun. Sana önereceğim en etkileyici kitaplardan biri bu olurdu!
Son Ada, ilk başta sakin bir ada hikayesi gibi geliyor, ama her sayfada bu huzurun nasıl bozulduğunu görüyorsun. Adada doğayla uyum içinde yaşayan bir grup insanın, bir diktatörün gelişiyle nasıl değiştiğini anlatıyor. O kadar gerçekçi ki, kitabı okurken sanki ada halkıyla birlikte yaşıyor, onların korkularını, hayal kırıklıklarını hissediyorsun.
Bu kitap sadece bir hikaye değil, bir ders... Livaneli bu kitapta, insanın güce karşı tavrını, doğaya verdiği zararı ve özgürlüğün ne kadar kırılgan olduğunu çok çarpıcı bir şekilde anlatmış. En etkileyici kısım ise, hikayenin aslında hepimizin hayatındaki seçimlere ve toplumsal durumlara bir ayna tutması. Kendimi sık sık, ‘Bu durumda ben ne yapardım?’ diye düşünürken buldum.
Doğa, bu kitapta bir karakter gibi. Martılar, ağaçlar, deniz… Hepsi hikayeye dahil. Adadaki insanlar doğayı değiştirmeye çalıştıkça, aslında kendi hayatlarını da mahvettiklerini görüyorsun. Livaneli, bunu öyle güzel anlatmış ki, doğayla olan bağımızı yeniden sorguluyorsun.
Inst.@paktelinkitapligi