Erkeklerde ağlar mı? Hemde hıçkıra hıçkıra. Böyle değerli bir kitabı yaşamak başlığı altında eritmek olmaz. Ben de yazarıyla beraber bir başlık açmanın doğru olacağını düşündüm. Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu kesinlikle. o kadar uzun uzun yazmak istiyorum ki. duyguyu bu denli yoğun veren, bu kadar sade bir anlatımla bu kadar içe tesir eden bir eser uzun zamandır okumamıştım.
Rastgele dolaşan, köylünün yaşamını yakından inceleyen bir adama, bir köylünün hayat hikayesini anlatmasıyla başlıyor her şey. Bir hayat hikayesi denmez buna. Bir hayata sığdırılmış onlarca yaşanmışlık... Hem de en ağırından. Her şeyin başı kumar, her kötülüğü doğuran da maalesef kumar oluyor. Burada yazacaklarım da okuyacak insanın şevkini ve heyecanını köreltecek nitelikte olmamalı. Fugui'nin hatası ve ödediği bedellerle dolu bir kitap. Her ne kadar çıkış noktası büyük bir hata olsa da kitabın devamında küllerinden doğan bir adamın hayatına tanıklık edeceksiniz. Bu refah anlamında bir söylem değil, mücadeleden bahsediyorum.
Fugui, fugui'nin babası, eşi jiazhen,kızı fengxia, oğlu youqing, damadı wan erxi, torunu kugen... Yu hua, sizi dumura uğratacağım, okudukça ağlatacağım, acıyı ilmek ilmek işleyeceğim diye suratınıza haykırıyor adeta. bu kadar da olmaz dedikçe ekleniyor üstüne.
Dertler derya oluyor fugui de bir sandal. Ancak bu şekilde ifade edilebilir. Dertler deryasında sandalıyla çabalayan bir fugui var kitapta. Yokluğu, yoksulluğu, acıyı, umudu, umutsuzluğu, ölümü her sayfada işlemiş. Tamamen siyah bir kitap. kara, kapkara... Sizi bu şekilde sıcak bir şekilde üzmesine şaşırmayacaksınız. Sıcak,samimi bir anlatımla yüreğiniz yanacak. Travmatik bir kitap gerçekten.
Tüm yaşanan bu trajediler ile birlikte komünizm rejimine de ciddi eleştiriler var. Tabi ki dolaylı