Karanlığadoğanay

Analistin sessizliği muallaklığın kapısını açar. Ne bir cevapsızlık ne de bir tepkisizliktir bu, bir eylemin kararsızlığına bağlanma, daha öte riske girmeye, kendindeki dayanılmaz çelişkileri taşımaya ve onları canlı kılmaya bir davettir….Askıda bırakma, analistin giriştiği şey de bu. Yargılamamak, ama hastanın sözlerinin, boğulmuş rüyalarının, harap olmuş beklentilerinin, vazgeçişlerinin kendinde yankılanmasına izin vermek, yakınmanın altındaki tiranlığı, yüzeydeki neşenin altında yatan gözyaşlarının istilasını, bilinmeyen karşısındaki dehşeti, tekrar tekrar dinlemek. Bu iki kişilik muallaklıkta, karar vermeye değil oluşa ihtiyaç duyulan daha geniş bir uzamda, egonun sıradan sınırlarının çevresinden dolaşılır. Askıya almak, evet, ama birlikte. Ortak bir uzamda, ne karar vermenin, ne beklemenin, ne de bilhassa vazgeçmenin söz konusu olduğu esirgenmiş bir andır bu. Talep edilemeyecek, hele bir alışverişin ya da borcun nesnesi haline hiç gelemeyecek bir hakikati soyunmaya bırakmaktır. Açığa çıkmış hakikat günün birinde bir mektup gibi ulaşır elinize. ‘Muallakta’, aşk mektubunun yeriyle, yani ruhsal inziva yeriyle komşudur. Acele etmeden, şiddete başvurmadan bunu koruma riskini nasıl almalı? Düşüncenin yani aynı zamanda duygunun devindiği yerde oyalanmak. Hiç bir şeyi imha etmemek, gözlemlemek, yatıştırmak. Düşünceyi açılıp serpilmeye, yayılıp genişlemeye, döküntülerinden kurtulmaya bırakmak. O zaman dünyanın yükü hafifler.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Karanlığadoğanay

, bir kitabı okumaya başladı
Anne Dufourmantelle
8.2/10 · 144 okunma

Karanlığadoğanay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·187 syf.·
13 saatte okudu
·
2022 4. kitabı
Arno Gruen
9.2/10 · 342 okunma
Caroline Muhr, Freundinnen (1979) adlı romanında şunları yazmıştı:”… yaşlı erkekler, yaşlı kadınlara göre çok daha yalnız ve çaresiz görünüyorlar.” Anlatmak istediği şuydu: Erkeklerin kayıpları kadınlara göre daha fazla ve daha hızlı; o da hep peşinden koştukları, ama sonunda ellerinden giden güç ve buna dayalı özgüvendir. Buna karşılık kadınlar daha huzurludur, çünkü “kaybetmeye zaten uzun zaman önce alışmışlardır.”

Karanlığadoğanay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·584 syf.·
491 günde okudu
·
2022 3. kitabı
Johann Wolfgang Von Goethe
8.2/10 · 16,9bin okunma