Karanlığadoğanay

‘Başkalarından, yani “düşmanlarımızdan” kendimize itiraf edemediğimiz yanlarımızın intikamını almıyor muyuz?’
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Eşcinselin öfkesi daha da saplantılıdır. Asilzadenin ve berberin genç arkadaşını daha ilk saniyeden itibaren arzuladıklarını anlamıştır. Arkadaşına berberle asilzadenin birer haydut olduklarını, sırf ona yaklaşmalarıyla bile şerefini lekeleyeceklerini günde yüz kere söylese de, Harpagon gibi servetinin başında beklemek, elinden almasınlar diye geceleri kalkıp yoklamak zorundadır. Eşcinselin bir diğer eşcinseli müthiş bir süratle ve yanılmaz bir isabetle saptamasını sağlayan şey de, şüphesiz ortak alışkanlıklar bulma arzusu veya rahatlığından çok, neredeyse tek gerçek deneyim olan kendine ilişkin deneyimi kadar bu rekabet korkusudur.”
Sayfa 296·Kitabı okuyor
“Albertine bu konuda sadece şerefi üzerine yemin ediyor, kestirip atıyor, ama bir kanıt da gösteremiyordu. Ne var ki beni en fazla yatıştırabilecek olan da buydu, çünkü kıskançlık, bir iddianın gerçeğe uygunluğundan çok şiddetinin ortadan kaldırdığı türden marazi şüpheler arasında yer alır. Zaten bizi aynı anda hem daha şüpheci, hem kandırılması kolay kılmak, sevdiğimiz kişiden başkalarına oranla daha çabuk kuşkulandırmak ve itirazlarına daha kolay inandırmak, aşka mahsustur.”
Sayfa 216·Kitabı okuyor
Peygamber İbrahim ile buluşur ve ona, “İbrahim üç dilek hakkın var. Gönlünden ne geçerse isteyebilirsin, yalnız sana ne verirsem arkadaşın ve komşun Hamid’e iki katını vereceğim, bunu unutma der. İbrahim 50 koyun ve 10 deve ister. Peygamber bu isteğini yerine getirir, Hamid’e de 100 koyun ve 20 deve verilir. İbrahim’in ikinci dileği 10 genç ve güzel kadın olur. Dileği layıkıyla yerine getirilir ve komşusu Hamid 20 muhteşem kadına sahip olur. Zavallı İbrahim bütün gece uyuyamaz. Sabah peygambere gider ve son dileğini söyler: “Gözümün tekini çıkar!” İşte tam da böyledir haset, kendi için de yıkıcıdır. Haset eden, kendinden de bir şeyler kaybetme pahasına karşısındakinin yok olmasını ister, buradaki temel mesele bir şeye sahip olmaktan öteye geçer ve ötekinin sahip olduğu şeylere karşı düşmanca bir saldırıyı içerir. Tek gözünü kaybetme pahasına komşusunun iki gözünü kaybetmesinde sadistik bir haz bulur.
“Kabus, annebabadan tümüyle bağlantısız olmanın ve dış dünyanın ve kişinin içsel düşlemlerinin insafına kalmanın çocuksu dehşetidir.”