İnsan sevilmediğini, gerçekten istenmediğini anladığında sönerdi. Ama sevdiğinin seninle aynı şehirde soluk alıp verdiğini, güldüğünü, yani yaşadığını biliyor olmak az şey mi?
Toplumlar nereye gidiyor,niye gidiyor ve bu gidiş içinde birey olarak payımız ne? Ot gibi mi yaşıyoruz,yoksa dünyayı değiştiren ortak iradeye az da olsa bir katkımız var mı?
Evet oğlum İsmail! TCK’nın bilmem kaçıncı maddesi gereğince,şu kadar hapis cezasıyla hayatla arana çekilen duvar kalkmıştır. Onun yerine made in germani sağlam kapı kilitlerini,kapılarını,kırılması zor bu camları koymuşlar. Sonra da seni parasız pulsuz ve işsiz sokağa atıyorlar. Al sana özgürlük,artık çalma,sana af verdik,namusunla yaşa diyorlar. Ev yok iş yok yatacak bir yerin yok… Neye yarar bu özgürlük, söylesene karanlık çocuk?