Merve Altun

Merve Altun
@PekermanMerve
Yarı çapında bir okur
Hemşire
Lisans
9 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Alexandre Dumas’tan Siyah Lale Cornelis van Baerle adında bir doktorun hayatı etrafında şekillenen bu eser, siyah lale üretimi üzerine verilen büyük bir mücadelenin hikâyesini anlatır. Bu zorlu yarışın içinde, yer yer naif ve iç ısıtan bir aşk sessizce filizlenir. Ancak hikâye yalnızca emek ve umutla örülmemiştir; kıskançlığın karanlık gölgesi de satır aralarında kendini hissettirir. Cornelis’in yıllarını verdiği çalışmalarını ele geçirmek isteyen birinin, kıskançlıkla nasıl zehirlendiğine ve bu duygunun insanı ne denli acımasızlaştırabildiğine tanıklık edersiniz. Tüm bu karmaşanın içinde Rosa’nın saf sevgisi, sabrı ve inancı, adeta karanlığı yaran bir ışık gibi yol gösterir. Ve nihayetinde, sevginin ve emeğin sabırla yoğrulduğunda nasıl bir zafere dönüştüğünü görmek mümkün olur.
Siyah LaleAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202319bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Şükrü Erbaş bu kitapta sözlerine, beni kalbimden vuran şu sözlerle başlıyor: “Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben.” Sevmeyi iliklerime kadar hissettim bu cümleyle. Ve bu denli sevilen kişinin kim olduğunu, nasıl biri olduğunu çok merak ettim. Okurken satırların altını çizmekten kendimi alamadığım bir kitaptı. Yalnız ben, kitaba bu cümleye aldanıp başka bir şeyine bakmadan başladığım için, kitabın tek bir konu üzerine akan bir roman olmadığını anladığımda biraz hayal kırıklığı yaşadım. Dolayısıyla kitabı bir başucu kitabı olarak görüp, ara ara birer bölüm okuyarak bitirdim. Bittiğinde bana kalansa, insanın acısını insanın aldığıydı. Altını çizmekten keyif aldığım bazı bölümleri alıntılanacağım: “Sevmeyi özledim biliyor musunuz? Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. ‘Nerede kaldın?’ ayazını değil, ‘hoş geldin’ iyiliğini. Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını… Dünyayı yudum yudum aşka çeviren yalnızlığı…” “Gülümsemesi, en duyarsız insana bile kederi sevdirecek güzellikteydi .” “Ömrümden öteye taşıdığım çocuk… Ya sen bu ülkede doğmasaydın, ya ben aşkı herkes gibi bilseydim.” “Sonra kadınlar… Dört yanınız güzelliğin herkese açık okulu.”
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201813,9bin okunma
Puan vermedi
Değirmencinin oğlu Johannes ve soylulardan olan Victoria’nın birbirlerine olan aşkını konu alan sade ve akıcı bir kitap . Kitap boyunca kavuşacakları sayfayı bekledim ama malesef kavuşmadılar ve öylece yarım kaldılar . Kitaptan bir alıntıyla devam edince kitabın özetini anlayacaksınız . Evet, ask neydi? Güllerin arasından esen bir rüzgâr, yok yok kandaki sarı fosforlaşma. Ask yaşlıların kalbini bile yerinden hoplatan cehennem ateşi sıcaklığında bir müzik, akşam çökerken kocaman açan bir papatya ve bir dokunuşta, bir nefeste kapanan anemon çiçeğiydi. Ask böyleydi işte. Aşk insanı mahvedebilir, tekrar ayağa kaldırabilir ve yeniden dağlayabilirdi ; bugün beni, yarın seni ve ertesi gece onu sevebilirdi, işte böyle istikrarsızdı.
VictoriaKnut Hamsun · Can Yayınları · 20231,551 okunma
Puan vermedi
Altı Harfli Bir Tatlı Şermin Yaşar’dan okuduğum ilk kitap. Elime aldığım ilk andan bitimine kadar öyle sürükleyici bir serüvendi ki bir an olsun sıkılmadım açıkçası bitsin istemedim Kitap biraz çocuklarından sevgi beklentisi içindeki Selime Teyzenin kendi gözünden hikayesiyle biraz da Meltemin hiç görmediği aile sevgisiyle geçiyor . Selime teyze evlatlarıyla güzel bir hayat geçirmeye ne kadar hasretse Meltem de ailesinin olmasına o kadar hasret. Kitapta en çok hissedilen şey; inanılmış ama karşılık bulamamış bir “aile olma” hâli. Anlatıcı, sevgisini örtüp bir kenara koymuş, varlığından bile emin olamadığı bir aşkla yaşamış ve buna rağmen “sahiden aile olduğumuza inanıyordum” diyebilecek kadar saf ve umutlu kalmış. Bu yönüyle kitap, sevginin var olup olmadığından çok, inanılmasının insanı nasıl ayakta tuttuğunu gösteriyor. Meltem üzerinden anlatılan sevememe hâli ise kitabın en dürüst bölümlerinden biri. “İnsan almadığını veremiyor” cümlesi, sevginin öğrenilen bir şey olduğunu, bazen zaman gerektiğini ama o zamanın her ilişkiye yetmediğini söylüyor. Çaba göstermeden anlaşılmayı bekleyenlerin aynası gibi duruyor bu satırlar. Benim için kitabın kalbi olan cümle şu “Beni, benimle aynı sınavlardan geçmemiş hiç kimsenin asla anlayamayacağına uyandım.” Şermin Yaşar, anlaşılma beklentisinin en ağır yüklerden biri olduğunu gösteriyor. Çünkü bazı duygular anlatılarak değil, ancak yaşanarak biliniyor. Okurken insanın boğazına bir düğüm oturuyor, çünkü anlatılan hikâye bir başkasının değil, biraz da bizim hikâyemiz
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,5bin okunma
Puan vermedi
Jean Teule DANSA DAVET 1518 de Strasbourg da geçiyor kitap . Jeu-des-Enfants sokağında Enneline adında bir kadın , kucağında bebeğiyle bir evden çıkıyor. Ve bir köprünün ortasında durup çocuğunu ırmağa atıyor. Kitapta ırmağa atılan bebek için “Bundan böyle pusulası ,yıldızı olmayan zavallı bir yelkenli o.) diye bahsediliyor. Ne acı değil mi? Kitapta bundan daha acısı geçiyor .Kadın eve dönünce eşinin ona sözlerini de kitaptan alıntılamak istiyorum (Sütün kalmamıştı . Onu doyuramayacaktık. Hem sonra , başkalarının yaptığı gibi onu yemekten iyidir böylesi.) Daha kötüsü diye bahsettiğim tamda buydu insanlar açlıktan bebeklerini yiyorlar . Herkesin acısını yaşama biçimi farklıdır . Kimi yas tutar kimi deliliğe vurur . Ennelie de bebeğini nehre attıktan sonra ayaklarında sanki bale papuçları varmışçasına sokakta dans etmeye ediyor . Ve dansa davet başlıyor Ennelie’nin hipnotize eden topuk seslerini duyanlar ona katılmaya başladı . Ve bu dans veba gibi kontrolsüzce yayıldı. Kitabı okurken dans vebasının kurgu olduğunu düşünmüştüm ama gerçekmiş .Bazı bilim insanları bu dans çılgınlığını kitlesel histeri ve psikolojik baskıya bağlarken, diğerleri salgına katılanların dini ritüellerle bağlantılı farklı gruplar olduğunu öne sürmüştür. Bazıları ise çavdar mantarının ürettiği toksinler halüsinasyon ve kasılmalara neden olabilir demiş ancak salgınların tümü bu mantar zehirlenmesine bağlanamamıştır. Bende iz bırakan bir kitap oldu keyifli okumalar dilerim.
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Reklam