“Uçup gittiler sonra, karanlıkla bir olup, neredeyse hiçbir aydınlık yansıtmadan. Ayak sesleri duyulmaz oldu. Fakat solukları belki de kalpleri duyuluyordu. Neredeyse görünmez gecesel kımıltılar gibi, uzun bir teldeki küçük titreşimler gibi kaynaşmışlardı birbirleriyle.”
“İki dalga geçti içinden: İlki insanı hareketsiz bırakan bir soğuk dalga, ikincisi canlılık veren bir sıcaklık… Tıpkı başımızdan geçen ender olaylarda olduğu gibi.”